Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) duruşmada hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) duruşmada hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/9/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve duruşmada hazır bulunma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı kişiler hakkında FETÖ/PDY üyesi olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında 30/9/2016 tarihinde silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan gözaltına alınan başvurucu, 4/10/2016 tarihinde tutuklanarak Salihli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) sevk edilmiştir. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı tamamladıktan sonra dosyayı 19/9/2017 tarihli fezleke ile Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) göndermiştir. Soruşturma sonucunda Başsavcılığın 26/9/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucunun Bylock programını kullandığı, örgüt mensuplarınca kullanılan evlerde kalıp abilik görevi yaptığı, üniversiteden mezun olduktan sonra örgütün başvurucuyu, Salihli ilçesindeki örgüte ait öğrenci yurdunda örgüt hiyerarşisinde basamakta yer aldığı belirtilen belletmen olarak görevlendirdiği iddialarına yer verilmiştir. Manisa Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılamada Mahkemece 2/10/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 24/11/2017 tarihinde yapılmasına ve başvurucunun duruşma tarihinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanması hususunda tutuklu bulunduğu İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Dört celsede tamamlanan yargılamanın tüm celselerine başvurucunun katılımı SEGBİS aracılığı ile sağlanmış, tüm celselerde başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu 10/11/2017 tarihinde Mahkemeye gönderdiği dilekçede, 24/11/2017 tarihinde yapılacak ilk celseye bizzat katılmak istediğini, bu nedenle duruşmada hazır bulundurulmasının sağlanmasını talep etmiştir. 24/11/2017 tarihli duruşma tutanağına göre başvurucunun dilekçesi okunmuş ve SEGBİS aracılığı ile savunmasının alınmasına engel bir hâli bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Bu celsede sorgusu yapılan başvurucu dosyadaki delillere karşı savunma yapmıştır. Mahkemece başvurucunun bir sonraki duruşmada hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar verilerek duruşma 19/1/2018 tarihine ertelenmiştir. 19/1/2018 tarihli ikinci celseye ilişkin duruşma tutanağına göre başvurucunun SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediği veya duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece başvurucunun bir sonraki duruşmada hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar verilerek duruşma 30/3/2018 tarihine ertelenmiştir. 30/3/2018 tarihli celsede de başvurucu, SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediği veya duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde herhangi bir beyanda bulunmaksızın dosyadaki delillere karşı savunma yaptıktan sonra Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunmuştur. Başvurucu esas hakkında mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istemiştir. Duruşma tutanağına göre Mahkeme, başvurucunun savunmasını hazırlaması için süre verilmesine ve bir sonraki celsede hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar vererek duruşmayı 9/4/2018 tarihine ertelemiştir. 9/4/2018 tarihli son celsede başvurucu SEGBİS aracılığı ile esas hakkındaki savunmasını sunmuş ve Mahkemece başvurucunun atılı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Başvurucu istinaf başvurusunda, -diğerlerinin yanı sıra- tüm duruşmalara katılımının SEGBİS aracılığı ile sağlanmaya çalışıldığını, duruşmalarda hazır bulunma talebinin reddedildiğini, savunmalarında ileri sürdüğü birçok hususun tutanaklara aktarılmadığını, duruşmalarda delillerin tam olarak tartışılamadığını ve SEGBİS nedeniyle kendisini istediği gibi ifade edemediğini ileri sürmüştür. Başvurucunun istinaf başvurusu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 18/7/2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. Başvurucu 14/8/2018 tarihli temyiz dilekçesinde de -diğerlerinin yanı sıra- duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılmak istemediğini belirtmiş olmasına rağmen talebinin Mahkemece reddedildiğini, duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katılması nedeniyle duruşmalara bizzat katılma hakkının ve yüz yüze yargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 23/5/2019 kararı ile hüküm düzeltilerek onanmıştır. Başvurucu müddetnamenin tebliğ edildiği 23/9/2019 tarihinde nihai karardan haberdar olduğunu beyan ederek 26/9/2019 tarihinde başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Şehrivan Çoban [GK], B. No: 2017/22672, 6/2/