Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında evsel ve ---- mevzuata uygun bir şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi amacıyla ---- tarih aralığını kapsayan 3 yıl süreli "--- --- Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili şirketin bu iş için personel alımının yanı sıra gerekli makine ve teçhizat aldığını, çeşitli sigortalar yaptırdığını, vergiler ödediğini ve hizmet edimini sunmaya başladığını, müvekkili şirket sözleşmesel yükümlülüğünü gereği
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 1952 yılında ... olarak faaliyete geçtiğini, 1976 yılında da ... Ltd. Şti ve ... olarak ticari faaliyete devam ettiğini, bu süre zarfında hatırı sayılır bir müşteri kitlesine ulaştığını ve sektöründe son derece başarılı bir firma olduğunu, müvekkili şirketin sektöründe pay sahibi olabilmek için "..." markasını oluşturup bu markayı ... tescil numarasıyla 17/01/2001 tarihinde, aynı markayı 29, 30 31 ve 32. sınıflarda ... tescil numarası ile 15/07/2011 ve "..." ibareli markasını da ... tescil numarası ile 29, 30, 31 ve 32.sınıflarda 20/09/2007 tarihinde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini ve marka sahibi olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasının tanınırlığını artırmak amacıyla yazılı ve görsel basında reklam ve ilanlar verdiğini, yazılı basında müvekkili hakkında çeşitli köşe yazıları ve makaleler yayımlandığını, davalıya ait "..."ın bazı müşterileri siparişlerinin zamanında gelmediğini ve istenilen kalitede olmadığını beyan ederek müvekkili şirketin telefonunu aradığını ve böylece davalı ...'tan haberdar olunduğunu, akabinde müvekkili şirketin bir yetkilisinin davalıya ait restauranta gidip yiyecek satın aldığını ve bu işlem karşısında "... ..." unvanıyla fiş kesildiğini, davalı tarafın müvekkili şirket adına tescilli "..." ve "..." markalarını kullanarak, haksız ve hukuka aykırı kazanç elde ettiğini, bunun apaçık bir markaya tecavüz olduğunu, müvekkili şirketinin daha fazla zarara uğramasını engellemek amacıyla da davalı tarafa noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, davalı yanın cevabi ihtarında müvekkilinin tescilli markası olan "..." unvanıyla kullanıldığı ama haksız veya hukuka aykırı bir eylem olmadığını, davacı tarafın haklarına bir tecavüzün söz konusu olmadığını bundan sonra da davacı tarafın marka ihlalini çağrıştırır bir eyleminin olmayacağını, zaten kendilerinin küçük bir esnaf lokantası olduğunu belirttiğini, yapılan internet araştırmalarında davalı tarafın işletmesi ile ilgili bir çok kurum ve kuruluşa reklam verildiğinin tespit edildiğini, internet ortamında satış yapmadıklarını bildirmelerine rağmen "...", "...", "...", "...", "..." gibi mobil ve internet üzerinden müvekkili adına tescilli ... markasını kullandığını ve kendisine ait sipariş adres ve iletişim bilgilerini vererek satış hacmini hukuka aykırı olarak genişlettiğini, dolayısıyla karşı tarafın orta halil küçük bir esnaf işletmesinden daha büyük bir işletme olduğunu, davalının müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, engellenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.