9. Ceza Dairesi 2012/1225 E. , 2013/964 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütü üyesi olma, terör örgütünün propagandasını yapma Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: a) Silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet b) 01.12.2009, 02.12.2009, 03.12.2009 ve 04.12.2009 tarihli terör örgütünün propagandasını yapma suçundan: 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 43/1, 53/1-2-3. maddeleri …
**9. Ceza Dairesi 2012/1225 E. , 2013/964 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütü üyesi olma, terör örgütünün propagandasını yapma Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: a) Silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet b) 01.12.2009, 02.12.2009, 03.12.2009 ve 04.12.2009 tarihli terör örgütünün propagandasını yapma suçundan: 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 43/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet c) Sanık hakkında TCK’nın 58/9, 63. maddelerinin uygulanmasına 2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 4- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 5- Sanık ... hakkında 16.09.2009 tarihli ve ... hakkında 04.12.2009 tarihli terör örgütünün propagandasını yapma suçundan: 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6- Emanette kayıtlı suç eşyalarının TCK’nın 54/1-4. maddeleri uyarınca zoralımına, 7- Sanık ... hakkında: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmedilen cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ... ve ... müdafii Av.... ile sanıklar ..., ..., ..., ... müdafii Av....’in duruşmalı inceleme isteklerinin 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Usulüne uygun tebligata rağmen sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmaya gelmedikleri ve geçerli bir mazeret de bildirmedikleri anlaşıldığından, tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında verilen beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, müdafiinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-e, Ceza Muhakemesi Kanununun 202. maddelerinde düzenlenen bir tercümanın yardımından yararlanma hakkı, sanıkların mahkemenin kullandığı dili anlamadığı veya konuşamadığı durumlarda geçerlidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3. maddesine göre Devletin dili Türkçe olup soruşturma ve kovuşturma faaliyetlerinde kullanılacak olan dil de Türkçe olmalıdır. Kamusal, kollektif ve aleni bir faaliyet olan kovuşturmanın diğer süjeleri ve katılanları doğal olarak ve kurala uygun biçimde kovuşturma dili olan Türkçe ile konuşurken, Türkçeyi anlayıp konuşabilen sanıkların da mahkeme dilini konuşması, kovuşturma faaliyetinin amacına ulaşması bakımından zorunludur. Savunmanın yeterince anlaşılabilmesi ve gereğince değerlendirilebilmesi için, kovuşturmanın diğer süjeleri ve katılanlarının Türkçeyi anlayıp konuşabilen sanıkları mahkemenin dilinde aracısız olarak dinleyebilmeleri, yüzyüzelik ilkesinin de tamamlayıcısı olan bir gerekliliktir. Türk vatandaşı olup, Türkiye’de doğan ve Türkçe dilinde yeterli eğitim gören, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde müdafii eşliğinde alınan ifadelerinde bizzat Türkçe olarak ayrıntılı ifade veren, gizlilik ve güvenliği sağlamak bakımından dikkatli ve sembolik bir anlatım kullandıkları örgüt faaliyeti kapsamındaki telefon görüşmelerinde bile Türkçe dilinde konuşan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in kovuşturma aşamasında da Türkçe dilini anlamak ve konuşmakta bir engellerinin bulunmaması ve meramlarını anlatabilecek ölçüde Türkçe bildiklerinin anlaşılması karşısında, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen bu hususlara ilişkin itirazlara itibar edilmemiş, tercüman talebine yönelik olarak mahkemece yapılan işlem, gösterilen gerekçe de dikkate alınarak, savunma haklarının kısıtlanması olarak değerlendirilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 3- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 28.10.2010 tarihli ilk duruşmada, sanık ...’in de aralarında bulunduğu bir grup sanığa yasal hakları hatırlatılıp iddianame okunduktan sonra savunmalarının alınmasına geçildiği ve Türkçe bildiği anlaşılan sanık ...’ın Kürtçe savunma yapmak istediğini belirtmesi üzerine diğer bazı sanıkların da söz alarak aynı istekte bulunmaları üzerine bu sanıkların susma hakkını kullandıklarının kabul edildiği, duruşmada hazır bulunan ve Türkçe bildiği anlaşılan sanığın Türkçe dilinde sorgusu yapılmadığı gibi Kürtçe savunma yapmak yönünde bir talebinin de bulunmadığı, bulunmuşsa da bu hususun tutanağa geçirilmesi gerektiği gözetilmeden; dosya kapsamına aykırı biçimde savunması alınmayan veya alınmış sayılması yönünde bir neden de gösterilmeyen sanığın susma hakkını kullandığı kabul edilerek savunma hakkı tanınmadan mahkumiyetine karar verilmesi, 4- Sanık ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; CMK'nın 225/1. maddesi hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında 16.09.2009 tarihli terör örgütünün propagandasını yapma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı kaldı ki; bu eylemle ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.03.2010 tarih ve 2010/394-116-108 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılarak Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2010 tarih ve 2010/257 sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu ve temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2012/2390 esasına kaydedildiği “UYAP” sisteminden yapılan araştırmadan anlaşılmasına karşın aynı eylem nedeniyle yazılı şekilde yeniden hüküm kurulması, 5- Sanık ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen suçun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının “b” bendinde yer alan “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi, 6- Sanık ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince; Sanığın saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" eyleminden açılan davaya ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, Sanık müdafilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.