1. Ceza Dairesi 2023/4930 E. , 2025/609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/592 E., 2023/663 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir o
**1. Ceza Dairesi 2023/4930 E. , 2025/609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/592 E., 2023/663 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-d, 53. maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/592 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz oluşuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan bir davranış tespit edilmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/592 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ...'ün eşi olan maktul ...'ü olay tarihinde kasten öldürdüğü sabittir. Soruşturma aşamasından itibaren sanık ... değişmeyen savunmalarında eşi ... ile 14 yıllık evli olduğunu bu süre zarfında sadece bir kez olay tarihinden 7 yıl önce adliyeye yansıyan bir kavgaları olduğunu onun haricinde kendisinin eşini darp etmediğini olaydan yaklaşık 4 ay kadar önce oğlu İbrahim'in annesinin cep telefonuna bakarken erkek bir şahsın annesine hitaben "Annen yaşlı damat istiyor mu" şeklinde mesaj yazdığını görerek mesajı kendisine gösterdiğini bu nedenle eşi ... ile arasında tartışmalar başladığını ancak bu süreçte de ona fiziki şiddette bulunmadığını, eşiyle sürekli tartışmak istemediği için ondan sürekli uzak durmaya çalıştığını, olaydan yaklaşık 11 yıl kadar önce eşi ...'nin kendisini Hanefi isimli bir şahısla cinsel yakınlık kurarak aldattığını, bu hususun resmi kayıtlara da yansıdığını ancak bu olaydan sonra eşini affettiğini ve birlikte yaşamaya devam ettiklerini, olay günü akşam 19:10 sularında kızını okuldan alarak eve geldiğini, eşiyle tartışmamak için yemekten sonra birkaç saat uyuduğunu, çocukların çay içmek için kendisini çağırdığını, uyanıp çay içtikten sonra uyumaya devam ettiğini daha sonra eşinin odaya gelerek kendisine hitaben "Sen ne biçim adamsın sen de gurur yok mu, ben seni aldattım" şeklinde söylemesi üzerine hiçbir şey demeden odadan çıkıp balkonda sigara içtiğini ve salona geldiğini eşinin tekrar salona kendisinin yanına gelerek kendisine hakaret etmeye devam ettiğini ve salonda bulunan sobanın kenarındaki odunu fırlatarak sağ bacağına odunu çarptırdığını bu nedenle kendisinin de sinirlenerek sobanın yanında bulunan ve soba kapağını açmak için kullandıkları demir çubukla eşine vurmaya başladığını, pişman olduğunu cinnet halinde bu olayı gerçekleştirdiğini söylemiştir. Dosyada bulunan adli raporda sanığın sağ diz kapağının yukarısında 1 santimetreden küçük düzensiz cilt kesisi bulunduğu belirtilmiş olup bu rapor sanık tarafından maktulün kendisine odun fırlattığı şeklindeki beyanını desteklediği şeklinde değerlendirilmiştir. Dosyada tanık olarak dinlenen Abdullah Sayar beyanında Şükrü isimli bir kişinin ... Hanım yaş pastayı çok seviyor ona ve çocuklarına yaş pasta alın ve götürün diyerek kendisine para gönderdiğini ve kendisinin de bu para ile ...'ye yaş pasta alarak evine götürdüğünü ifade etmiştir. Dosya kapsamına göre maktulün 2011 yılında eşi olan sanık hakkında yapmış olduğu şikayet dışında başkaca herhangi bir olayı adli mercilere intikal ettirmediği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan sanık ve maktul arasındaki mesajlaşma kayıtları sanığın telefonu aracılığıyla çıkartılarak dosyaya konulmuş, bu mesaj kayıtları incelendiğinde sanığın bütün mesajlarda maktul olan eşine karşı alttan alır şekilde mesajlar yazdığı evliliğinin devam etmesini istediği ve onun evden gitmeyip geri gelmesine yönelik mesajlar attığı, sanığın kendisini geliştireceğini ve onun istediği yerde ev alacağını ve birlikte yaşamaya devam edeceklerini bildirdiği buna karşın maktulün sanık tarafından kendisine çok fazla sayıda mesajlar yazılmasına karşı olumlu cevaplar vermediği, ayrılmak ve boşanmak istediğini bildirdiği görülmüştür. Sanık müdafiinin soruşturma aşamasında dilekçe vererek maktul ...'ye ait ...nolu telefon hattının maktulün başka kişilerle rutinin dışında görüşmeleri olup olmadığı, sanığın maktul tarafından aldatılıp aldatılmadığına yönelik araştırma yapılması için HTS kayıtlarının getirilmesini istediği ancak bu talebinin kabul edilmeyerek maktule ait telefonunun HTS kayıtlarının getirtirip denetlenmediği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında talimatla ifadesine başvurulan maktul ve sanığın ortak çocukları ... beyanında annesine yaşlı bir adamın mesaj attığını görerek bunu babasına söylediğini babasınında bu nedenle annesi ile tartıştığını ancak daha sonra barıştıklarını ifade etmiştir. Otopsi sırasında maktulün anal bölgesinden alınan numunelerde en az biri erkeğe ait DNA ların karışık bulunduğu alınan biyoloji İhtisas dairesi raporundan anlaşılmış olup bulunan bu DNA'nın sanık ...'a ait olup olmadığının araştırılması hususunda sanık müdafiinin talebi olduğu halde herhangi bir inceleme veya araştırma yapılmamıştır. Tüm dosya kapsamı ve delil durumuna göre sanığın maktul eşini kasten öldürdüğü sabittir. Sanıkla maktul yaklaşık 14 yıllık evli olup ekonomik ve sosyal nedenlerle zor zamanlar geçirmiş ve bu zorluklar nedeniyle aralarında tartışmalar olmuş ancak evlilik boyunca sadece bir kez olaydan 11 yıl önce sanığın maktulü darp ettiği iddiasıyla iş adli mercilere yansımış, bunun dışında sanıkla maktul arasında resmi mercilere intikal eden herhangi bir darp olayı olmamıştır, bunun yanında maktul sanık ile evli olduğu zaman dilimi içinde olaydan 9 yıl kadar önce Hanefi isimli kişiyle resmi mercilere yansıyacak şekilde cinsel yakınlık kurarak sanığı aldatmış ancak sanığın buna rağmen eşini affettiği aile birlikteliğinin devam etmesi için evliliğini bozmadığı görülmüş, dosyaya getirtilen sanık ve maktul arasındaki mesaj trafiğine de bakıldığında sanığın eşi maktule karşı evliliklerinin devam etmesini sağlamak için alttan alıcı birçok mesaj çektiği buna rağmen maktulün bu evliliğin devamını istemediği ve uyumlu mesajlarla karşılık vermediği görülmüştür. Maktulün olaydan yaklaşık 4 ay kadar önce kendisine yabancı bir erkeğin "Annen yaşlı damat istiyor mu" şeklinde mesaj çektiğini oğlu İbrahim'in görerek sanığa söylemesi üzerine tekrar eşler arasında tartışma başlamış ancak bu tartışma kavgaya dönüşmemiş ve resmi mercilere de yansımamıştır, ancak bu nedenle tartışmaların büyümemesi için maktul ve sanığın birbirlerinden uzak durdukları, yataklarını ayırdıkları dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır, sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında olay günü akşam 19:10 sularında eve geldiği, kızını okuldan getirerek evde birlikte ailece yemek yiyip kendisinin tartışma olmasın düşüncesiyle erkenden uyuduğu sonra kalkarak ailece çay içtikleri daha sonra uyumaya devam ettiği gece de tam belirlenemeyen bir saatte maktulün yanına gelerek kendisini uyandırıp hakaret ve küfürler edip "Sen ne biçim bir erkeksin ben seni aldattım" dediği, ses çıkarmayıp balkonda sigara içmeye giden sanığın tekrar salona geri döndüğünde maktulün tekrar salona gelerek hakaretlerine devam edip sobanın yanında bulunan bir odun parçasını kendisine fırlattığı odunun dosyada bulunan adli raporda da görüleceği üzere sağ diz kapağı üstünden olacak şekilde sanığa çarptığı ve bu nedenle sanığın sinirlenerek sobanın kenarında bulunan demir sopayla maktule vurduğu çıkan seslerden çocukların uykularından uyanıp babalarına engel olmaya çalıştığı ancak sanığın durmayarak eşini öldürdüğü anlaşılmıştır. Haksız tahrik Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenen iradeyi zayıflatan hallerden biridir. Sanık aşamalarda değişmeyen savunmalarında kendisinin eşine karşı hep alttan aldığını evliliğinin bitmesini istemediğini, eşinin kendisini 9 yıl önce aldatmasına rağmen evliliğine devam ettiğini olaydan 4 ay önce yabancı bir erkeğin eşine annen yaşlı damat ister mi mesajı çektiğini oğlunun görerek kendisine gösterdiğini bu nedenle tartıştıklarını olay günü de tartışmalarının devam etmesi nedeniyle eşiyle fazla görüşmek istemediğini zaten yataklarını ayırmış olduklarını uyurken eşinin kendi yanına gelerek hakaret ve küfürler ettiğini ne biçim erkeksin seni aldattım deyip odun fırlatarak bacağına vurması üzerine cinnet geçirerek müsnet suçu işlediğini kabul etmiştir. Maktulün otopsi sırasında anal bölgesinden alınan DNA numunesinde en az biri erkeğe ait birden çok DNA numunesinin olduğu sabittir. Sanık savunma yaparken bu durumdan haberdar olmadığı halde eşinin kendisini aldattığını savunmuş ve soruşturma aşamasında verilen dilekçe ile eşinin telefon görüşme trafiğinin getirerek incelenmesini ve hatta eşinin bilgisayarında bulunan bir başkasına ait kredi kartı şifresi ve bilgilerinin de araştırılarak kime ait olduğunun belirlenmesini istemiş ancak ne DNA incelemesi ne telefon trafikleri ve ne de maktulenin bilgisayarındaki kredi kartının ve şifrenin kime ait olduğu araştırılmamıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmeden önce haksız tahrik durumunun dosyada olup olmadığının araştırılması gerekirken haksız tahrik yönünden talep olduğu halde inceleme yapılmaksızın haksız tahrik indirimi yapılmadan müsnet suçtan sanığın cezalandırılması şeklinde verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik inceleme bulunduğu gerekçesiyle Dairemiz tarafından bozulması gerekirken kararın onaylanmasına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.