1. Hukuk Dairesi 2011/8031 E. , 2011/10697 K. "" MAHKEMESİ : ESPİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası H. K.nun maliki olduğu 83 parsel sayılı taşınmazını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı oğluna satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescil veya tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, bedeli karşılığı taşınmazı satın aldığını…
**1. Hukuk Dairesi 2011/8031 E. , 2011/10697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ESPİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası H. K.nun maliki olduğu 83 parsel sayılı taşınmazını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı oğluna satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescil veya tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, bedeli karşılığı taşınmazı satın aldığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliki işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi. ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, tescil veya tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların miras bırakanı H. K.’nun maliki olduğu 83 parsel sayılı taşınmazı davalı oğluna 07.03.2003 tarihli akit ile satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanının davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l–4–1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.