Başvuru, ceza soruşturması sırasında hakkında elkoyma tedbiri uygulanan araca, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine rağmen kolluk görevlilerince elkonulması üzerine uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile seyahat özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ceza soruşturması sırasında hakkında elkoyma tedbiri uygulanan araca, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine rağmen kolluk görevlilerince elkonulması üzerine uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile seyahat özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/4/2013 tarihinde Ankara İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvurucu hakkında 2010 yılında gıyabında trafik cezası uygulanmış ancak trafik cezası tutanağı başvurucu yerine başvurucu ile aynı adı ve soyadı taşıyan başka bir kişiye tebliğ edilmiştir. Tebligatı alan bu kişi, adına sahte ruhsat düzenlendiği iddiasıyla 26/10/2010 tarihinde Hekimhan Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuş 6/12/2010 tarihinde verilen yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/153633 soruşturma sayılı dosyasında 29/12/2010 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazılan bir yazı ile başvurucuya ait aracın "yakalanarak parka çekilmesi" talimatı verilmiştir. Soruşturma neticesinde verilen Cumhuriyet Başsavcılığının 25/4/2011 tarihli ve 2011/21431 sayılı kararı ile başvurucuya ait ruhsatın sahte olmadığı ve ceza tutanağının isim benzerliğinden kaynaklanan karışıklık nedeniyle müştekinin adresine tebliğ edildiği gerekçeleriyle resmî belgede sahtecilik suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu 11/6/2011 tarihinde Ankara'dan Manisa iline bağlı Akhisar ilçesine doğru aracı ile seyir halindeyken Afyon ili Emirdağ ilçesi Gömü köyü yakınlarında trafik polisleri tarafından aracı durdurulmuş ve araç üzerinde elkoyma tedbiri bulunduğu gerekçesiyle araca elkonulmuştur. Başvurucu araç kiralamak suretiyle Akhisar ilçesine gidebilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 13/6/2011 tarihli yazısı ile aracın tedbir kararının kaldırılarak başvurucuya iade edilmesi hususu Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne bildirilmiş, aynı gün söz konusu araç başvurucuya iade edilmiştir. Başvurucu araca elkonulması nedeniyle hizmet kusuruna dayalı maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle İçişleri Bakanlığı aleyhine 21/7/2011 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 28/3/2012 tarihli ve E.2011/2870, K.2012/394 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Dava, davacının aracının şehirlerarası yolculukta rutin trafik kontrolleri esnasında durdurulduğu ve savcılığın verdiği "görüldüğü yerde parka çekilmesi kararı" uyarınca Afyon Emirdağ Bölge Trafik Ekipleri tarafından aracının bağlandığından bahisle 250,00 TL maddi, 000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının aracının şehirlerarası yolculukta rutin trafik kontrolleri esnasında durdurulduğu ve savcılığın verdiği "görüldüğü yerde parka çekilmesi kararı" uyarınca Afyon Emirdağ Bölge Trafik Ekipleri tarafından aracının bağlandığından bahisle 250,00 TL maddi, 000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davacıya ait araç nedeniyle yürütülen soruşturma neticesinde verilen takipsizlik kararı verildiği ifade edilmiş olsa da, idarenin elinde bu yönde bir bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca davacının aracının üzerindeki hak mahkumiyetinin kaldırılıp kaldırılmadığını kontrol etmesi gerektiği açıktır.Bu durumda, hukuk devleti ilkelerine uygun olarak kendi mevzuatından doğan yetki ve görevini, yine tabi olduğu mevzuata göre ifa eden idareye herhangi bir hizmet kusurunun atfı mümkün olmadığı, idarenin Kanunlar doğrultusunda yapmış olduğu işlemler nedeniyle davacının acı ve üzüntüye düşmesi veya şeref ve haysiyetinin incinmesinden, dolayısıyla manevi tazminatın koşullarının oluştuğundan da söz edilmesi de mümkün değildir." Başvurucu karara itiraz etmiş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun 12/2/2013 tarihli ve E.2012/7676, K.2013/2712 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Karar, başvurucu vekiline 11/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir:“(1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;. b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,. Elkonulabilir.. (4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.. ” 5271 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;. j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,. Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.. " 5271 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.. "