4. Hukuk Dairesi 2009/15208 E. , 2010/12267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı S.S ... Konut ... Koop. aleyhine 02/12/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt
**4. Hukuk Dairesi 2009/15208 E. , 2010/12267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı S.S ... Konut ... Koop. aleyhine 02/12/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Davacı, davalının hatalı taş duvar örmesi nedeniyle şiddetli yağmurun oluşturduğu sel sularının evinin ... katını bastığını, avcılık hobisine uygun olarak döşediği bodrumdaki eşyasının zarara uğradığını ve beslediği hayvanlarının öldüğünü belirterek, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, su baskınına neden olan taş duvarın belediyenin isteği ve yönlendirme nedeniyle, toprak kaymasını önlenmek amacıyla yapıldığını, olayda kusuru bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Kural olarak, mala verilen zararlar nedeniyle manevi tazminat istenilemez. Borçlar Yasası'nın 49 ve Medeni Yasa'nın 24. maddelerinde kişilik haklarının zarara uğraması durumunda manevi tazminat istenilebileceği ön görülmüştür. Bu düzenlemeler, mal varlığına ilişkin zararları kapsamaz. Mal varlığına yönelik eylemler de, kişiyi az veya çok üzüntüye düşürebilirse de böyle bir nedenden kaynaklanan zararlar nedeniyle manevi tazminat yolu ile giderim düşünülemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının manevi tazminat ile de sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.