3. Hukuk Dairesi 2015/13197 E. , 2016/8823 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait 11400195, 11200416, 11200898,…
**3. Hukuk Dairesi 2015/13197 E. , 2016/8823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait 11400195, 11200416, 11200898, 11200899, 11201550,1120082, 12110317, 1170027 ve 10201680 nolu elektrik aboneliklerinden, abonelik tarihi ile sınırlı olmak üzere, dava tarihinden 10 yıl geriye dönük olarak, haksız ve hukuksuz bir şekilde kayıp kaçak bedeli adı altında tahsil edilen bedelden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 164.940,91 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; davacının tacir olduğunu, faturasındaki kayıp kaçak bedelini bilmek durumunda olduğunu, davayı kısmi dava olarak açmaya hakkı olmadığını, davanın ticrat mahkemesinde açılması gerektiğini, 12110317 nolu aboneliğin mesken aboneliği olduğundan ve öncelikle hakem heyeti başkanlığına başvurulması gerektiğinden dosyanın tefriki ile davanın reddini talep ettiklerini, husumetin taraflarına ait olmayıp ...'ya ve 30.10.2009 tarihine kadar olan dönem için ...'a ait olduğunu, taraflar arasında sözleşme bulunduğundan davacının öncelikle müvekkil şirkete başvurması ve şayet red cevabı alırsa söz konusu davayı açması gerektiğini belirterek davanın usulden reddini, esas olarak da kayıp kaçak bedeli olarak alınan ücretin zorunlu olarak tahsil edildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, 164.940,91 TL'nin 1.000 TL'sinin dava tarihinden, 163.940,91 TL'sinin ıslah tarihi olan 16.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan ./.. -2- amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak da sözkonusu olmaz. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya ait 11200416, 11200898, 11200899, 11201550,1120082,1170027 ve 10201680 nolu elektrik aboneliklerinin tarımsal sulama aboneliğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya ait 12110317 nolu elektrik aboneliğinin ise mesken aboneliğine ilişkin olduğu, davacının da sözkonusu mesken aboneliği yönünden 6502 sayılı yasa kapsamında, ''tüketici'' tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu duruma göre, mesken aboneliği hakkındaki uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisindedir. Bundan ayrı, davacıya ait 11400195 nolu elektrik aboneliğinin, abonelik durumunu-abonelik tarifesini(mesken mi?, ticari mi?, hayır kurumu mu?, resmi daire mi?, tarımsal sulama mı?) gösterir, sözleşme, fatura vs. belge dosya içerisinde bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; davacıya ait 12110317 nolu mesken aboneliği yönünden, o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde bu abonelik yönünden dosyanın tefriki ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, davacıya ait 11400195 nolu abonelik yönünden ise, abonelik durumu ve tarifesi(mesken mi?, ticari mi?, tarımsal sulama mı? vs.) saptanarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu hususlar bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ;Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...