3. Hukuk Dairesi 2016/8403 E. , 2016/12058 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının annes…
**3. Hukuk Dairesi 2016/8403 E. , 2016/12058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının annesi ile davalı babasının Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/47 E. 2008/153 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, bu karar ile davacı lehine hükmedilen 75,00 TL iştirak nafakasının davacının reşit olması ile birlikte sona erdiğini, ancak davacının halen Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde eğitimine devam ettiğini ve davalı babasının maddi desteğine ihtiyaç duyduğunu belirterek, davacı için aylık 800 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/47 Esas- 2008/153 Karar sayılı dosyasında belirlenen müşterek çocuk için takdir edilen 75,00 TL iştirak nafakasının 225,00 TL arttırılarak aylık 300,00 TL iştirak nafakasının üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Medeni yargılama hukukunda egemen olan taraflarca getirme ilkesine göre, davanın sebebini oluşturan vakıaların getirilmesi taraflara yüklenmiş bir ödevdir. Buna karşılık bu vakıaları mümkün olan bütün hukuki görüş açılarından inceleme ve hukuku uygulama görevi ise hâkime yüklenmiştir. Hâkim, tarafların hukuki sebepleri hiç belirtmemiş ya da yanlış belirtmiş olması ile bağlı tutulmamıştır. Bu sayede, tarafların hukuku bilgisizliklerinden zarar görmeleri engellenmiştir. Nitekim, 6100 sayılı HMK'nun 33.maddesi ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK'na göre, olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir. Hakimin hukuki nitelendirmede bulunma görevine ilişkin muhtelif kararlar mevcuttur. (YHGK 11.4.2007, E. 2007/12-179, K. 2007/198), (YHGK 19.1.1974; YHGK 1.5.1991) ./.. -2- TMK.nun 364/1.maddesinde düzenlenen, yardım nafakası, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek altsoyu, üstsoyu ve kardeşleri bulunan herkesin, bu kişilere olan yükümlülüğünü ifade etmekte olup, TMK.nun 182/2. maddesinde düzenlenen iştirak nafakası ise velayet kendisine tevdi edilmeyen tarafın ekonomik imkanları ölçüsünde reşit olmayan müşterek çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü ifade etmektedir. TMK.nun 364.maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeslerine nafaka vermekle yükümlüdür."