10. Hukuk Dairesi 2024/2154 E. , 2024/5474 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2443 E., 2023/2094 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2021/651 K. BİRLEŞEN DOSYA :Giresun İş Mahkemesi SAYISI :2019/487 E., 2021/120 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline yönelik asıl dava ile itirazın iptaline yönelik birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2154 E. , 2024/5474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2443 E., 2023/2094 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2021/651 K. BİRLEŞEN DOSYA :Giresun İş Mahkemesi SAYISI :2019/487 E., 2021/120 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline yönelik asıl dava ile itirazın iptaline yönelik birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tirebolu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 16.05.2013 tarih, 2013/50 Esas ve 2013/254 Karar sayılı ilamıyla eşinden boşandığını, boşandıktan sonra ... babası ... ...'dan 3/233076 no.lu dosya ile ölüm aylığı bağlandığını, 09.06.2016 tarihinde eski eşiyle evlendiğini, 3 yıla yakın süre eşinden ayrı kaldığını ve ölüm aylığı aldığını, SGK'nın asılsız ihbar üzerine 46.588,94 TL geri ödeme talep ettiğini, davacının talebe itiraz ettiğini, ancak itirazının kabul edilmediğini, davacının boşandıktan sonra 1 yıla yakın süre babasının ... köyünde ikamet ettiğini, 6-7 ay damadı ve kızının evinde Demirci Mahallesinde kaldığını, 8-9 ay kadar İstanbul Sefaköy'de kaldığını, daha sonra kızı ...'yla İstanbul'da 6-7 ay kaldığını, bu sırada eski eşinin ... köyünde ikamet ettiğini, tarafların yeniden evlenmesi üzerine ölüm aylığının kesildiğini, davacının 2014 yılında babasından gelen maaş hesabına aylık ödeme talimatıyla kızı için kredi çektiğini ancak evlendikten sonra eşinin bu krediyi kapattığını, muvazaalı boşanma olsaydı davacının kredi borcu bitmeden resmi olarak evlenemeyeceğini ve hatta hiçbir zaman nikah yapmayacağını, davalı Kurumun borcu 2 nci evlilikten sonra oluşturduğunu, ihbarın kötü niyetli olduğunu, boşanılan eş ile yeniden evlenilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek, davacının muvazaalı olarak boşanmadığının ve boşanmış olduğu süre içerisinde eski kocasıyla birlikte yaşamadığının ve davacı aleyhine tutulan SGK tutanağının gerçeği yansıtmadığının tespiti ile yersiz ödeme adı altında tahakkuk ettirilen borcun ve faizlerinin tümden iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kuruma 02.01.2014 tarih ve 1259003 başvuru numaralı dilekçe ile davalı ... ... (...)'ın Giresun ili, Tirebolu ilçesi, ... köyünde dava dışı ... ile anlaşmalı boşanma yaparak yetim aylığı almaya devam ettiğinin, boşanmış oldukları dönemde fiilen birlikte ikamet ettiklerinin ve halen beraber yaşadıklarının ihbar edildiğini, gelen ihbar neticesinde gerekli araştırmalar yapılarak davalının 28.05.2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı dava dışı eşi ... ile 09.06.2016 tarihinde tekrar evlenmiş olduğunun, yine davalının aylık almakta olduğu dönemde eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğini, Kurumca 25.10.2018 tarih ve 2018/FCA/22 sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, Kurum denetmenlerince dayanak inceleme raporu ile davalının boşanıp daha sonra tekrar evlendiği dava dışı eşi ... ile davaya konu 23.06.2013 - 22.07.2016 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiğini, ...'e Kurum tarafından yapılan yersiz ödemenin tahsil edilmesi gerektiğinden öncelikle davalıya 12.02.2019 tarihinde 2348961 sayılı borç bildirim yazısı gönderildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı için davalı borçlu hakkında Giresun İcra Müdürlüğünün 2019/8368 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla Giresun İcra Müdürlüğünün 2019/8368 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediğini, Alo 170'e isimsiz ihbar yapıldığını, çevre soruşturmasında ... ile ...'ın ... köyünde birlikte ikamet ettiklerinin, bir dönem İstanbul'a taşındıklarının, Kurumdan maaş alabilmek için muvazaalı boşanarak bir arada yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiğini, buna ilişkin denetmen raporunda beyanlar olduğunu, adres bilgilerinin de örtüştüğünü, tarafların aynı telefon numarasını ve adresi kullandıklarının tespit edildiğini, tarafların fiili olarak ayrı yaşamadıklarını, Kurumun işleminde hukuka aykırılık olmadığını, davacının yeğeninin evinde yeğeni ve damadıyla 8-9 ay yaşamasının hayatın olağan akışına uymadığını, bu durumun ortaya çıkmasından sonra tarafların yeniden evlendiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; hakkında icra takibi yapılmadan önce Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/233 Esas sayılı dosyasında iptal davası açtığını, o dava devam ederken hakkında icra takibi başlatıldığını, muvazaalı boşanma yapmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, Giresun İcra Dairesinin 2019/8368 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davacı tarafından başlatılan icra takibinin devamına, davacı vekili tarafından icra inkar tazminatı talep edildiğinden İİK 67/2 gereği hükmedilen alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece bilirkişinin görüşüne göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... Yatırım Bank'taki adresin ... köyü olması ile ilgili olarak; kredi çekerken taraflardan özel olarak güncel adres istenmediğini, sistemde kayıtlı olan eski adresin kredi sözleşmesine otomatik olarak yansıdığını, Tirebolu Devlet Hastanesinden gelen telefon bilgileri ile ilgili olarak ister özel hastane olsun isterse devlet hastanesi olsun bir hastaneye bir hasta ilk defa gidiyor ise o hastaya hastaneye ilk gidişinde, girişte cep telefonunun ne olduğunun sorulduğunu ve sisteme o numaranın yazıldığını, ama o hastaya diğer hiç bir girişinde yeniden cep telefonu numarası sorulmadığını, davacının bu yaşına kadar tek bir gün dahi kendi cep telefonu hattının olmadığını, bu hususun araştırılmasını Mahkemeden talep etmelerine rağmen Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini, nüfustaki adres bilgileri ile ilgili olarak 08.01.2010 tarihi ile 04.02.2016 tarihleri arasında davacının adresinin ... köyü olduğunun belirtildiğini, 2010 yılı ile 2013 yılı arasında davacının zaten ... ile evli olduğunu, boşandıktan sonra da nüfusta adres değiştirmesi için bir sebebi olmadığını, çünkü davacının hep geçici adreslerde olduğunu, seçmen bilgi sistemindeki oy kullanmayla ile ilgili olarak davacının 2014 yılındaki seçimlerde oy kullanmadığını ama 2015 yılında İstanbul'dan kızı ...'u ziyarete Tirebolu ilçesine geldiği dönemde "oy kullanmayanlara para cezası kesileceğini" duyunca zaten o sırada Tirebolu'ya geldiği için oy kullanmaya gittiğini, seçmen bilgi sisteminde eskiden kayıtlı olan adreslere oy pusulası gönderildiği için davacının da oy pusulasında yazılı olan yerde oyunu kullandığını, yani davacının oy kullanmanın öncesinde Seçim Müdürlüğüne giderek adres vs değiştirmediğini, kamu tanıkları, tutanak tanıkları ve tanıklarının davacının gerçekten boşandığını doğruladıklarını, Mahkemece, bu beyanların hiç birini hükme esas almadığını, davacı hakkında yapılan ihbarın araştırılması gerektiğini, itirazın iptali davasını kabul etmediklerini, ancak birleşen dava açısından davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi hususunun da hatalı olduğunu, icra takibinin Tirebolu AHM'deki tespit ve iptal davası bitip kesinleştikten sonra açılması gerektiğini, bu nedenle icra takibi başlatılmasının da hukuka uygun olmadığı gibi itirazın iptali davasının da iş bu davanın sonucu beklenmeden açıldığı için reddedilmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olmamasına ve bu icra takibine sebep olmamasına rağmen davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava konusunun taraflar arasında muvazaalı boşanma olmadığının tespiti ve yine davalı Kurumun davacı tarafa yersiz ödeme altında bildirdiği borcun ve faizlerin tümden iptali olduğunu, dolayısı ile ilgili davada iptali istenilen miktar üzerinden davalı Kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, abonelik belgeleri, Kurumlara verilen adres ve telefon numara bilgileri, SEÇSİS ve MEDULA kayıtları ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacı/birleşen davada davalı ile eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu; Kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata bulunmadığı hususları değerlendirilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri; istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.