Ceza Genel Kurulu 2012/6-1433 E. , 2013/56 K. "" İtirazname : 2006/119407 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Hırsızlık suçuna teşebbüsten sanıklar Y.K.ve İ.A.'nin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 35/2, 62/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi…
**Ceza Genel Kurulu 2012/6-1433 E. , 2013/56 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2006/119407 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Hırsızlık suçuna teşebbüsten sanıklar Y.K.ve İ.A.'nin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 35/2, 62/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.03.2006 gün ve 1452-284 sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 12.03.2012 gün ve 4070-4332 sayı ile; “Esaslı işlemlerin yapıldığı ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın yazıldığı 09.03.2006 tarihli oturum tutanağının 1. ve 2. sayfalarının hâkim tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 219/1. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden, sair yönleri incelemeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 28.05.2012 gün ve 119407 sayı ile; “İncelenen dosyada 09.03.2006 tarihli celseye ait duruşma tutanağın 2 sayfadan ibaret olduğu, tutanağın 1 ve 2. sayfalarında hakim imzasının bulunmadığı, gerekçeli kararda imzasının bulunduğu görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nun 219/1. maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının her bir sayfasının mahkeme başkanı veya hakimi ile tutanağı yazan zabıt katibi ve 232/4. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin bunlara katılan hakimler tarafından imzalanması gerekir. Bu yasal düzenlemelerin amacı tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamaktır. Duruşma tutanakları imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur. 5271 sayılı CMK'nun 222. maddesinde 'Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir' hükmü ile açıkça bu husus belirtmiştir. 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 307. maddesi uyarınca, temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması sebebine dayanır. Yasaya aykırılık ise, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bir bozma nedeni değildir. Mutlak bozma nedeni olan kanuna aykırılık halleri aynı Yasanın 308. maddesinde sekiz bent halinde sayılmıştır. Bu hallerin bozma sebebi sayılıp sayılmaması hususu Yargıtay'ın takdirine de bırakılmamıştır. Bunun dışındaki hallerde yasaya aykırılığın bozma sebebi sayılabilmesi için aykırılığın yine aynı Yasanın 306. maddesindeki 'hükme esas alınan', 309. maddesindeki 'hüküm için mühim noktalarda' ve 320. maddesindeki 'hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet' ibareleri ile işaret olunduğu üzere son karara (hükme) tesiri olması gerekir.