Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı eylemlerinin terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetinde delil olarak kullanılmasının başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı eylemlerinin terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetinde delil olarak kullanılmasının başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 31/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1962 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte Barış ve Demokrasi Partisinin (BDP) Ağrı ili Diyadin ilçesi başkanıdır. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun terör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Başvurucu, kamu davası açıldıktan sonra terör örgütüne üye olmak suçundan 1/2/2012 tarihinde tutuklanmıştır. Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 1/8/2012 tarihinde başvurucunun terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetine hükmetmiş ve 10 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Terör örgütü propagandası yapmak suçu yönünden ise 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine hükmedilmiştir. Mahkemenin başvurucunun terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetinde dikkate aldığı delillerin bazıları şu şekildedir: i. Mahkeme; bir tanığın beyanından yola çıkarak başvurucunun, BDP Diyadin İlçe Başkanlığı binasında gençlere PKK'nın silahlı yapılanması olduğu belirtilen HPG ve terör örgütü mensuplarıyla ilgili görüntüler izlettiğini, PKK ile ilgili olarak "PKK bizim kurtuluşumuzdur." ve "Hepimiz gerillayız." şeklinde beyanlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Tanığın beyanına göre başvurucunun bu eylemleri sonrasında Diyadin'de şiddet olayları yaşanmıştır.ii. Başvurucunun BDP Diyadin İlçe Teşkilatı organizesinde düzenlenen Kürt dili ile ilgili basın açıklamalarına katıldığı, bazı basın açıklamalarında konuşma yaptığı, bazı basın açıklamaları sırasında ise PKK lehine slogan atan grubun içinde yer aldığı ve grubu yönlendirdiği ileri sürülmüştür. Mahkemeye göre başvurucu, katıldığı basın açıklamalarıyla PKK'nın demokratik özerklik projesi kapsamında hayata geçirmeye çalıştığı iki dilli yaşam kararını desteklemekte, söz konusu kararın hayata geçmesi için faaliyetlerde bulunmaktadır.iii. Mahkeme 8/10/2010 tarihinde BDP Diyadin İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen ve PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın (A.Ö.) Suriye'den çıkarılışını protesto mahiyetinde yapılan basın açıklamasına başvurucunun katıldığını belirtmiştir. Mahkemeye göre başvurucu, basın açıklaması öncesinde terör örgütü ve lideri lehine slogan atan grubun önünde yürümüş ve gruba alkışlarıyla destek vermiştir. iv. Bundan başka Mahkeme, başvurucunun PKK terör örgütü üyelerine yönelik yürütülen adli soruşturmayı protesto etmek amacıyla düzenlenen basın açıklamasına katıldığını ve basın açıklamasına katılan kişileri yönlendirdiğini ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucunun H.A. ile yaptığı konuşma içeriklerinden yola çıkarak adli soruşturmaya uğrayan kişileri sahiplendiğini ileri sürmüştür. Kararda, telefon sinyal bilgileri değerlendirilmek suretiyle PKK terör örgütü üyelerine yönelik olarak yürütülen yargılamaları takip amacıyla başvurucunun Diyarbakır'a gittiği değerlendirmesinde de bulunulmuştur.v. Başvurucunun Kürt dili ve kadın hakları ile ilgili olarak BDP Diyadin İlçe Teşkilatı organizesinde düzenlenen basın açıklamasına katıldığı ve basın açıklamasına katılan grupla birlikte hareket ettiği ileri sürülmüştür. Mahkemeye göre basın açıklamasına katılan grup, basın açıklaması öncesinde PKK'nın silahlı kanadı olduğu belirtilen HPG ile ilgili bir marş söyleyerek basın açıklamasının olduğu alana gelmiştir. Mahkemeye göre ayrıca başvurucunun basın açıklamasına katılmasındaki amacının PKK'nın demokratik özerklik projesi kapsamında hayata geçirmeye çalıştığı iki dilli yaşam kararının desteklenmesidir.vi. Başvurucunun olayların yaşandığı tarihlerde BDP Ağrı İl Başkanı H.A. ile yaptığı bir telefon görüşmesine dayanılarak BDP Diyadin İlçe Başkanlığı binası parti tabelasının Kürtçe olarak değiştirilmesi hususunda talimat aldığı ifade edilmiştir. Mahkeme, PKK'nın demokratik özerklik projesi kapsamında Kürt dilinin toplumsal alanda yaygınlaştırılması kararı kapsamında bu eylemin icra edildiği hususuna ayrıca vurgu yapmıştır. Öte yandan başvurucunun bahse konu karar kapsamında açılan imza stantları hakkında S.Y.den bilgi aldığı da tespit edilmiştir.vii. Mahkeme, başvurucunun ile yaptığı telefon görüşmesine dayanarak çatışmalarda ölen örgüt üyelerinden şehit olarak bahsettiğini ve bahsi geçen ifadelerle örgütsel bir kararı icra ettiğini belirtmiştir.viii. Bundan başka Mahkeme, başvurucu ile H.nin yapmış oldukları bir telefon görüşmesine dayanarak başvurucu ve H.nin, bombalı bir eylem yaptığı sırada kendini yaralayan örgüt mensubu E.A. hakkında konuştuklarını ifade etmiştir. Mahkemeye göre konuşma içerikleri incelendiğinde başvurucu örgüt mensupları tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarını desteklemektedir. ix. Mahkeme, başvurucunun Ş.S. ile örgütün gençlik yapılanması hakkında yaptığı bir görüşmeyi de mahkûmiyet kararına esas almıştır. Mahkemeye göre başvurucu, konuşmasında örgütün gençlik yapılanmasından bahsetmekte ve bahse konu yapılanmayı sahiplenir tarzda açıklamalarda bulunmaktadır.x. Bundan başka başvurucunun telefonuna gönderilen terör örgütü liderinin ve örgüt mensuplarının övüldüğü mesajlara da delil olarak dayanılmıştır.xi. Mahkeme, terör örgütü lideri A.Ö.nün yakalanışını protesto etmek amacıyla düzenlenen bir gösteride başvurucunun eylemlerine de delil olarak dayanmıştır. Bahse konu gösteri 13/2/2011 tarihinde BDP Diyadin İlçe Başkanlığı binasından çıkan 100-120 kişilik, yüzleri puşili ve maskeli grubun yürüyüşe geçmesiyle başlamıştır. Gösteri sırasında grubun ön kısmında "Kimse güneşimizi karartamaz." şeklinde ifade içeren pankartın taşındığı ve HPG marşının söylendiği belirtilmiştir. Gösterinin devamında, grupta yer alanlar tarafından kolluk görevlilerine yönelik olarak taşlı ve sopalı saldırıda bulunulduğu ve PKK terör örgütü lideri adına sloganlar atıldığı ileri sürülmüştür. Mahkemeye göre başvurucu bahse konu gösteriye katılan ve şiddete bulaşan grup içinde yer almış ve gruptakilerle konuşarak onları yönlendirmiştir. xii. Başvurucunun başkanlığını yaptığı BDP Diyadin İlçe Başkanlığı binasında hakkında toplatma kararı bulunan birçok yayının ele geçirilmiş olması da mahkûmiyet hükmünde değerlendirmeye alınmıştır. Mahkûmiyet hükmünde, dosya kapsamında bulunan ve yukarıda sıralanan tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme şu şekildedir:"...Sanığın yukarıda 23 bölüm halinde anlatıldığı üzere gerçekleştirmiş olduğu eylemleri terör amaçlı oluşturdukları planlı yapılanma çerçevesinde terör örgütünce alınan kararların uygulanmasına yönelik basın açıklamaları, mitingleri, sözde barış, kardeşlik, insan hakları, demokratikleşme gibi kamufle edilmiş kavramlar adı altında gerçekleştirilen kampanyalarla terör örgütünce alınan kararları uyguladığı, kararların uygulanmasında küçük yaşta çocuklar kullanılmak sureti ile güvenlik güçleri ile halkı karşı karşıya getirmek amacı ile faaliyet yürüttüğü, amaçladığı şiddet ortamını etnik milliyetçilik temelinde propaganda yaparak yapılanmalarını ayakta tutmaya çalıştığı, sanığın böylece terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde görev alarak katılmış olduğu eylemlerdeki süreklilik ve çeşitlilik de dikkate alındığında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği konusunda mahkememizde tam bir kanaat oluştuğu anlaşılmış...." Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyetine ilişkin kararı başvurucunun temyiz etmesi üzerine karar,Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 28/11/2013 tarihinde onanmıştır. Yargıtay Ceza Dairesi onama kararında; başvurucunun da aralarında bulunduğu bazı sanıkların siyasi parti binasını PKK terör örgütünün örgütsel faaliyetlerinde kullandırdıkları, bazı eylemleri sevk ve idare ettikleri ve örgütün silahlı faaliyetlerine eleman kazandırdıkları belirtilmiş ve yapılan bu eylemlerin siyasi parti faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği özellikle vurgulanmıştır. Başvurucu, karardan 14/3/2014 tarihinde haberdar olduğunu belirtmiştir. Başvurucu 31/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39) başvurusu hakkında verilen karar.