6. Hukuk Dairesi 2011/2628 E. , 2011/6684 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak işin niteliğine göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeni ile tahliye istemine ilişk…
**6. Hukuk Dairesi 2011/2628 E. , 2011/6684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak işin niteliğine göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince, akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için, kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda, kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda, akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur. Olayımıza gelince; hükme esas alınan 01.08.1998 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel koşullar 5. maddesinde “dükkanı kimseye devredemez, devir hakkı yoktur” şartı bulunmaktadır. Tarafların serbest iradeleriyle sözleşmeye konulan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı dava dilekçesinde, davalının kiralananı eşi ...'a devrettiğini öğrendiklerini, davalının ihtara rağmen bu akde aykırılığı gidermediğini belirterek akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş, dava dilekçesinin deliller kısmında, kira sözleşmesi, ihtarname vs delillere dayanmıştır. Davalılar vekili davalılardan kiracı ...'ın sağlık durumunun iyi olmaması nedeniyle işletmeyi eşi diğer davalıya devrettiğini, vergi kaydının eşi adına yapıldığını, bu durumun davacının bilgisi dahilinde geliştiğini, davacının zımni muvafakatının bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıya gönderilen ihtar ile kira parasının aşırı derecede yükseltilmesi istendiğinden ve devir konusuna davacının zimni muvafakatı bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı kiralayan tarafından kira parasının günün rayicine göre arttırılmasının istenmesi kiralayanın doğal hakkı olduğundan bu husus akde aykırılık davasının reddine gerekçe yapılamaz. Kiracı Ahmet'in eşinin yanında sigortalı olarak çalışması kiralananın devredilmediğini de göstermez. Bu durumda mahkemece, davacı ve davalıların tüm delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.