1. Hukuk Dairesi 2014/18574 E. , 2015/923 K. MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2013 NUMARASI : 2012/336-2013/132 Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı vekili, Hazine adına kayıtlı 3087, 3107 ve 3109 p…
**1. Hukuk Dairesi 2014/18574 E. , 2015/923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2013 NUMARASI : 2012/336-2013/132 Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı vekili, Hazine adına kayıtlı 3087, 3107 ve 3109 parsel sayılı taşınmazları davalının hukuka aykırı olarak dava dışı kişilere kiraya vererek 364.733,55.-TL tahsil etmek suretiyle sebepsiz zenginleştiğini, bu hususun Defterdarlık uzmanınca düzenlenen 23.01.2012 tarihli raporda da açıkça belirtildiğini ileri sürerek, 364.733,55.-TL'nin, davalı tarafça tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istekli eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalıya ecrimisil ihbarnamesinin 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesine göre tebliğ edildiği, rızaen ödenmeyen ecrimisilin de aynı madde hükmü gereğince 6183 Sayılı Yasaya göre tahsil edilebileceği ve 6183 Sayılı Yasa ile ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin de idari yargı yeri olduğu gerekçesi ile davanın yargı yolu yönünden reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; 3533 Sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoliyle Halli Hakkında Kanunun 1. maddesi hükmünde açıkça; “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanun da yazılı tahkim usulüne göre halledilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3.7.2003 tarihli 4916 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik aynı kanunun 4. maddesi ile de; “ Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir.” Somut olaya gelince, davacı ile davalı 3533 Sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardandır. Bu kanunun 2570 sayılı kanunla değişik 4. maddesi gereğince eldeki uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. O halde; tarafların sıfatı ile 3533 sayılı kanunun 1. ve 4. maddeleri hükümleri dikkate alınarak uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.