Ceza Genel Kurulu 2019/14 E. , 2022/737 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 365-755 Sanıklar ..., ... ve ...'in hırsızlık suçundan ayrı ayrı ve üç kez olmak üzere TCK'nın 142/2-f, 168/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Altınözü Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2016 tarihli ve 365-755 sayılı hükümlerin, sanık ... müdafis…
**Ceza Genel Kurulu 2019/14 E. , 2022/737 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 365-755 Sanıklar ..., ... ve ...'in hırsızlık suçundan ayrı ayrı ve üç kez olmak üzere TCK'nın 142/2-f, 168/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Altınözü Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2016 tarihli ve 365-755 sayılı hükümlerin, sanık ... müdafisi ile sanıklar ... ve ... müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 14.11.2018 tarih ve 175-15939 sayı ile; "Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek kendilerini polis gibi tanıtıp katılanların içinde bulunduğu aracı durdurdukları, katılanların üzerlerini arayarak katılan ...'nun üzerinde bulunan 2500 TL, banka kartı ve kimlik kartını, katılan ...'nın üzerinde bulunan 5400 Dolar, 1500 TL, cep telefonu ve kimlik belgelerini ve katılan ...'nın üzerinde bulunan kimlik kartını aldıkları olayda, hırsızlık suçu yönünden hukuki teklikle doğal anlamda teklik kavramlarının farklı olduğu, sanıkların olay tarihinde tek bir fiille, birden fazla mağdura karşı hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 142/2-b-f maddesinden bir kez ceza verilip TCK'nın 43/2. maddesi ile artırım yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, 2- Hırsızlık suçuna konu eşyanın değeri ve eylem nedeniyle aynı Kanun fıkrasının iki ayrı bendinin ihlâl edilmiş olması karşısında TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Sanıklar Fadi ve Halid için görevlendirilen tercümana ilişkin giderlerin yargılama giderinden sayılmayarak Devlet Hazinesi tarafından karşılanacağının gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 324/5. maddesine aykırı davranılması," isabetsizliklerinden, ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunması kaydıyla bozulmasına oy çokluğu ile karar verilmiş, Daire Üyeleri A. Atılğan ve A. Karaıslı; "...Yerel Mahkeme hükümlerinin onanması gerektiği," görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 12.12.2018 tarih ve 401177 sayı ile; "...Somut olayda, sanıkların, yaptıkları plan çerçevesinde kendilerine polis süsü vererek üzerlerinde para olduğunu bildikleri katılanları durdurdukları ve teker teker katılanların üzerlerini arayıp suça konu para ve kimlik kartlarını aldıkları anlaşıldığından, hareketin tekliği ilkesi geçerli değildir ve eylemler her bir sanık yönünden üç ayrı suç oluşturmaktadır." düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.