DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/307 E. , 2024/858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/307 Karar No : 2024/858 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2022 tarih ve E:2021/3851, K:2022/5937 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. ma
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/307 E. , 2024/858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/307 Karar No : 2024/858 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2022 tarih ve E:2021/3851, K:2022/5937 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2022 tarih ve E:2021/3851, K:2022/5937 sayılı kararıyla; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza soruşturması açıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, Davacının kendi beyanları ve davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, iletişime dair kayıtların ve davacının bu husustaki ifadelerinin incelenmesinden davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, demokratik kurumlara ve demokratik toplum düzeninin bizatihi kendisine karşı yapılan darbe teşebbüsü sonrasında, bahse konu teşebbüsün faili olan FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle hakkında tesis edilen dava konusu karar ile yargı mensubu olarak görev yapması nedeniyle üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan davacının, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut hiçbir iddia ve delil bulunmazken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu, 2014 yılında G.Y.G'nin kısa süreliğine ders çalışmak maksadıyla kaldığı evde en fazla bir ay kadar yalnızca ders çalışmak maksadıyla bulunduğu bir ortamın, 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğuna yönelik bir iddia sayılmasına imkan bulunmadığı, abisi Y.E. hakkında devam eden henüz kesinleşmemiş yargılama sürecinin kendisiyle ilgili olmadığı, bu konunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğuna yönelik bir iddia olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, kendisiyle aynı iddiaların muhatabı olan ve hakkında beyanda bulunan kişi hakkında meslekten çıkarma kararının bulunmaması ve o kişinin farklı hukuki sonuçlara tabi olmasının ayrımcılık yasağının (AİHS 14. madde) ihlali niteliğinde olduğu, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddede yer alması nedeniyle meslekten çıkarma kararı verilmeden önce savunması istenilmiş olmakla birlikte istem yazısında belirtilen iddialar ile verilen karar arasında somut bir bağın kurulmadığı, ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun savunma isteminde bulunma, meslekten çıkarma kararını verme ve yeniden inceleme talebini değerlendirme açısından tek yetkili birim olması nedeniyle savunma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği, bununla birlikte Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca meslekten çıkarılmasına ilişkin kararda, silahlı terör örgütü üyeliği veya örgütle irtibatlı, iltisaklı olma gibi ceza yargılamasının konusunu oluşturan ve ancak yargısal bir faaliyet sonucu tespit edilebilecek bir konuda henüz hakkında açılmış bir ceza davası bulunmazken kesin nitelikte yargıya yer verilmesinin masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlali niteliğinde olduğu, meslek hayatına yönelik hiçbir somut delile hatta hiçbir iddiaya dahi dayanmadan tesis edilen meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ve bu karar sonucu mesleki geleceğinin ve insan onuruna yaraşır bir gelir elde etme imkanının tamamen yok olmasının hakimlik ve savcılık teminatının (Anayasa 139. maddesi), özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı (AİHS 8. maddesi) ile mülkiyet hakkının da ihlali niteliğinde olduğu, Danıştay Beşinci Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Daire kararında da belirtildiği üzere davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza soruşturması açıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında yürütülen ceza soruşturması henüz sonuçlanmamış ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/09/2022 tarih ve E:2021/3851, K:2022/5937 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.