(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/8171 E. , 2011/9025 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 20.10.2005'te ... plakalı aracı, ruhsatı davalı adına düzenlenerek satın aldığını, o dönemler işleri iyi gitmediği içi…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/8171 E. , 2011/9025 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 20.10.2005'te ... plakalı aracı, ruhsatı davalı adına düzenlenerek satın aldığını, o dönemler işleri iyi gitmediği için 25.000,00 TL krediyi de davalı adına çektiğini ve kredileri düzenli olarak ödediğini, aracın kasko sigortasını da kendisinin yaptırdığını, ancak davalının hakkında C.Savcılığı'na şikayette bulunması nedeniyle aracın kendisinden alınarak bir yediemin parkına çekildiğini, anılan soruşturma dosyasında hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bunun üzerine araç bedelinin ödenmesi için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacıyla mal alım satımı konusunda beraber ... yapacakları için bu amaçla kredi çekerek aracı satın aldığını, kredi ödemelerinin de kendi hesabından ödendiğini, davacıya hiçbir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki inançlı işlemin varlığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. İnançlı işlemlerde, başkasına bir hak devreden tarafa inanan, bir hakkı devralan tarafa da inanılan denilmekte, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erince veya gerçekleşince inanana ya da üçüncü bir kişiye devretme taahhüdünü taşıyan sözleşmeye de inanç sözleşmesi denilmektedir. (Tekinay/ Akman/ Burcuoğlu/ Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ... 1988, sh.560) Somut olaya bakıldığında; davacı, ruhsatı davalı adına alınan dava konusu aracın satış bedelini yine davalı adına kredi çekerek ve kredileri de düzenli olarak kendisinin ödediğini, ancak davalının şikayeti üzerine aracın elinden alındığını, araç bedelinin ödenmesi amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, bu suretle araç bedelinin ödetilmesi için eldeki davayı açmış olup, dava dilekçesinin içeriğine ve iddianın bu ileri sürülüş biçimine göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, inanç sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.