4. Hukuk Dairesi 2009/11849 E. , 2010/7214 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 31/10/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne ve manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve davalı ... vekilleri t…
**4. Hukuk Dairesi 2009/11849 E. , 2010/7214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 31/10/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne ve manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davalı ...'in temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalının kasıtlı eylemi nedeniyle desteğin öldüğünü ileri sürerek istemde bulunmuşlar, ne var ki, ceza yargılaması sonunda, desteğin ölümüne yol açan davalının eylemi; kasten öldürme suçu değil, yaralama kastını aşan öldürme suçu olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarından davalı yararına uygun bir indirim yapılmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Olay ile ilgili Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.05.2006 gün ve 2006/52-227 sayılı kesinleşmiş kararında, kanında 207 mg alkol ve 76 mg esrar bulunduğu saptanan desteğin, elindeki telefonu almak amacıyla davalılardan ...’ye bıçak ile saldırdığı, desteğin kovalaması üzerine evinin bulunduğu siteye kaçan ...’nin site bekçileri olan davalılardan ... ile dava dışı diğer bekçiye haber verdiği, desteği göremeyen ...’nin sokağa çıkıp baktığı, davalı ...’yi yeniden kovalamaya başlayarak site içerisine giren desteği bekçilerin yakalamaya çalıştığı, siteden çıkarak tekrar sokağa kaçan desteği yakaladıklarında davalılardan ...’ün yere yatırmak amacıyla desteğe sopa ile vurduğu, davalılardan ...’nin ’de yumruk attığı, duyduğu sesler üzerine olay yerine gelen diğer davalı ...’in ekmek bıçağını omzuna dayayarak yere yatırmaya çalıştığı desteğin atardamar (arter) yaralanmasına bağlı olarak iç ve dış kanama nedeniyle öldüğü, hırsız olduğunu sanarak elinde bıçak ile olay yerine gelen davalılardan ...’in desteğe doğrudan bıçakla saldırmadığı, yere yatırmak amacıyla bıçağı boynuna dayadığı, kastının öldürmeye yönelik olmadığı benimsenerek, eyleminin yaralama kastını aşan öldürme olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, olayın başlangıcı ve gelişiminde desteğin bölüşük kusurlu davranışının etkili olduğu gözetilerek, Borçlar Yasası’nın 44. maddesi uyarınca da kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarından uygun bir indirim yapılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. 3)Diğer davalı ...’nin temyiz itirazına gelince; davacılar, desteğin ölümünden dolayı uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişler; davalılardan ... ise, desteğin ölümünden değil, suça katılmaya ilişkin yasal düzenlemeler de tartışılarak sadece yaralama eyleminden dolayI cezalandırılmıştır. Yerel mahkemece, öldürme eylemine katılmadığı ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile saptanmış bulunan davalılardan ... hakkındaki istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, adı geçen davalının da sorumlu tutulmuş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle diğer davalı ... yararına BOZULMASINA; davalılardan ...’in öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.