1. Ceza Dairesi 2022/7777 E. , 2024/6280 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/716 E., 2022/950 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edil…
**1. Ceza Dairesi 2022/7777 E. , 2024/6280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/716 E., 2022/950 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.01.2022 tarihli ve 2021/84 Esas ve 2022/2 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, 2. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 53, 63, 58. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29, 53, 63. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.04.2022 tarihli ve 2022/716 Esas, 2022/950 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanıklar ... ve ... müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; tasarlamanın varlığına, beraat eden sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçu işlediklerine, mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; meşru savunmaya, ilk saldırının maktulden kaynaklandığına, iştirak iradesi bulunmadığına, C. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; meşru savunmaya, ilk saldırının maktulden kaynaklandığına, iştirak iradesi bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde ve kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, meşru savunma şartlarının gerçekleşmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Tüm dosya içeriğine göre; sanık ...'ın savunmalarında önceye dayanan silahla yaralama olayı nedeniyle maktulle aralarında husumet bulunduğunu iddia ettiği, bu husumetin kaynağı olarak sanığın soruşturma ifadesinde maktulün yanındaki Murat isimli kişiyle sıkıntı yaşadığını, duruşmada alınan beyanında ise maktulün yanındaki Mustafa isimli kişi yüzünden sıkıntı yaşadıklarını belirttiği ancak bu hususun sanık savunmasından öteye gitmediği gibi diğer sanıklar, suça sürüklenen çocuk ve maktulün ailesi tarafından sanık ... ile maktul arasındaki husumetin doğrulanmadığı, sanık ...'ın da ifadelerinde maktulle bir husumetinin olmadığını beyan ettiği; olay günü tanık ... ile yeğeninin dükkanına gitmekte olan maktulün sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun yanından geçip olayın meydana geldiği sokağa girdikleri, tanık Mustafa'nın beyanına göre maktul ve sanıklar arasında haksız tahrik oluşturacak bir hususun yaşanmadığı, maktulün bu sokağa girmesi akabinde sayıca üstün ve silahlı olan sanıkların maktulün peşinden sokağa girdikleri ve maktulü kamera bulunmayan sokakta belirlenemeyen bin nedenle ateş ederek öldürdükleri anlaşılan olayda maktulden kaynaklanan ve sanıklar ile suça sürüklenen çocuğa yönelen herhangi bir haksız söz, davranış ya da hareket tespit edilmediği halde sanıklar ... ve ... hakkında haksız tahrik indirimi yapılması suretiyle eksik cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Tüm dosya içeriğine göre; tarafsız görgü tanığı ...'nin soruşturma aşamasında alınan ilk beyanına göre; tanığın silah sesi duyması üzerine sokağa baktığında tüfekle ateş eden kişinin mahalleden tanıdığı sanık ... olduğunu söylediği ve sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın da olay yerinde olduklarını beyan ettiği; olay günü maktulle beraber sokağa giren ve sonrasında kısa süreliğine olay yerinden ayrılan tanık ...'nin beyanına göre ise tanığın sokaktan gelen silah seslerini duyması üzerine sokağa baktığında sanık ...'ın elinde pompalı tüfek gördüğünü, hatta kendisine ve orada bulunanlara doğrulttuğunu beyan ettiği, ayrıca görüntü inceleme tutanaklarına göre suça sürüklenen çocuk ...'ın olaydan önce ve olaydan sonra sanık ...'ın yanında bulunduğu, olaydan sonra yaralanan ve yürümekte zorlanan sanığa yardım ettiği, suçta kullanılan tabancayı elinde tuttuğunun görüldüğü, sanık ...'ın ifadesinde de sanık ...'a ateş edildiğini duyması üzerine üzerinde bulunan tüfek ile ateş ettiğini beyan ettiği ve yine olay yerinde bulunduğu hususunun da görüntü kayıtları ile doğrulandığı anlaşılmakla; sanıklar Altan ve Mehmet Doğukan ile suça sürüklenen çocuk ...'ın olayın failleri sanıklar ... ve ... ile kasten öldürme suçunu işlemek hususunda önceden fikir ve irade birliği içinde olay mahalline gittikleri ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurarak katıldıkları, öldürme suçunun kanuni tanımında yer alan fiili sanıklar ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdiklerine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin bir belirleme yapılmasa da; sanıklar Altan, Mehmet Doğukan ve suça sürüklenen çocuk ...'ın diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte maktulün öldürülmesi olayına yardım eden olarak cezalandırılmaları gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, olay öncesinde sanıkların sokağın kesiştiği yerde oturup, konuşma halinde olmalarının, maktulü bekleyip, gözleme şeklinde olmadığı, bu yöndeki iddiaya ilişkin delil bulunmadığı, böylece sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.04.2022 tarihli ve 2022/716 Esas, 2022/950 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Gerekçenin (A-2 ve B) bentlerinde açıklanan, sanıklar ... ve ... hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmaması sanıklar Altan, Mehmet Doğukan ve suça sürüklenen çocuk ... yönünden yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.04.2022 tarihli ve 2022/716 Esas, 2022/950 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Ceza miktarı ve sanıklar ... ve ...'ın tutuklulukta geçirdiği süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2024 tarihinde karar verildi.