5. Hukuk Dairesi 2010/14822 E. , 2010/18583 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27.maddesi uyarınca acele el konulmasına karar verilen taşınmazın, aynı Yasanın 10. maddesi gereğince tapusunun iptali ile davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilm…
**5. Hukuk Dairesi 2010/14822 E. , 2010/18583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27.maddesi uyarınca acele el konulmasına karar verilen taşınmazın, aynı Yasanın 10. maddesi gereğince tapusunun iptali ile davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27.maddesi uyarınca acele el konulmasına karar verilen taşınmazın, aynı Yasanın 10. maddesi gereğince tapusunun iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, ön koşullar yerine getirilmeden dava açıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. 2942 sayılı Kanununun 4650 sayılı Yasa ile değişik 27.maddesi uyarınca acele kamulaştırma nedeni ile verilen el koyma kararları taraflar arasındaki anlaşmazlığı çözümleyen nihai bir karar niteliğinde olmayıp, tespit kararı niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine göre alınan acele el koyma kararından sonra, kamulaştırmayı yapan idarece aynı Yasanın 10. maddesi uyarınca taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemi ile dava açılması gerekir. Bu itibarla, davacı idarenin tapu iptal ve tescil isteminin, bedel tespiti amacını da taşıdığı da gözetilerek; Mahkemece, dava konusu taşınmaz hakkında daha önce Kamulaştırma Kanununun 27.maddesine göre inceleme yapılarak taşınmazın değeri belirlenmiş ve acele el koyma kararı verilerek, belirlenen bedel bankada bloke edildiğinden Kamulaştırma Kanununun 8. maddesindeki pazarlığa çağrı ve pazarlık görüşmesi ile ilgili prosedürün uygulanmasına gerek kalmadığından, idare tarafından açılan tespit ve tescil davasının esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ön şart yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.10.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. - MUHALEFET ŞERHİ- Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı kamulaştırma Yasasının 27. maddesi gereğince taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra açılan davada taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Davacı idare, 4650 sayılı Kamulaştırma Yasasının 7. ve 8. maddelerindeki araştırma ve incelemeleri tam olarak tamamlamadan davayı açmış, mahkemece bu eksiklik nedeniyle dava hakkı doğmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Yasanın 27. maddesinde yer alan “… taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere…” şeklindeki açıklama gereğince tespit yaptırarak taşınmaz mala el koyan idare bundan sonra 7. ve 8. maddeleri gereğince araştırma ve işlem yaparak sonrasında 10. maddeye göre dava açmalıdır. Çünkü 27. madde gereğince yapılan işlem tespit işleminden ibaret olup kararın temyiz kabiliyeti ve bağlayıcılığı bulunmadığı gibi açılan davanın acele el koyma kararı almadan açılan davalardan da farkı olmayıp Kamulaştırma Yasası acele el koyma kararı alındıktan sonra açılan tespit ve tescil davalarında yasanın 7. ve 8. maddelerinin uygulanamayacağına dair bir hüküm içermemektedir. Açılan davada davacı idare tapu iptal ve tescil istemiş ise de bu istem aynı zamanda bedelin tespitini de zorunlu kılacağından usul ekonomisi de gözönünde tutulduğunda, davadaki talebinin Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince açılan bedel tespiti ve taşınmazın tescili olarak yorumlanması doğru ise de yukarıda açıklanan nedenlerle acele el koyma kararı alındıktan sonra, idarece Yasanın 7. ve 8. maddelerdeki araştırma ve incelemeler tam olarak yapılmadan 10. maddesine dayalı olarak açılan bu davanın davalılardan ... hariç olmak üzere (davalılardan ...'ın ölmüş olduğu anlaşıldığından, Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinin 5. fıkrası gereğince mirasçıları davaya dahil edilip, beyanları alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bu davalı yönünden farklı gerekçe ile Dairemizin bozma görüşüne katılıyorum) reddine dair mahkeme kararının onanması gerekir.