10. Hukuk Dairesi 2024/11272 E. , 2025/1524 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/219 E., 2024/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/487 E., 2021/661 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve …
**10. Hukuk Dairesi 2024/11272 E. , 2025/1524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/219 E., 2024/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/487 E., 2021/661 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'e ait .... Eczanesinde aralıksız olarak 01.03.1992- Eylül 2020 tarihleri arasında çalıştığını beyanla, 1992 yılında 300 gün, 1993 yılında 240 gün ve 1999 yılındaki 120 gün olmak üzere toplam 660 gün eksik gösterilen çalışmalarımın tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ihtilafın davacının 01.03.1992-Eylül 2020 tarihleri arasında sigorta primi eksik ödenen günlerde davalıya ait Şeker Eczanesinde kesintisiz şekilde fiili çalışmasının olup olmadığı noktasında toplanmakta olup davacının eksik gösterilen 01.03.1992-31.12.1992 tarihleri arasında 10 ay, 1993 yılında 240 gün ve 1999 yılında 240 gün davalı eczanede kesintisiz şekilde fiili olarak çalıştığını iddia ettiği ve bu hususun tespitini talep ettiği anlaşılmış, davalı tarafından davacının 02.04.1992 yılında kendisine ait eczane işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesi fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiği görülmüş olup, davacının tanık olarak dinlenilen ...'a ait iş yerinden 09.03.1992 tarihinde ayrıldığı anlaşılmış, davacı ile aynı dönem davalı işyerinde çalışan tanıklar, kolluk tarafından tespit edilen kamu tanıkları, komşu iş yeri tanıkları ve davacı tanıkları duruşmada dinlenilmiş, Mahkemece dinlenilen tanıklar genel beyanlarında davacının iddia edilen dönemlerde fiili olarak davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettikleri, bir kısım tanıkların tutarlı bir şekilde davacının ...'a ait Garaj Eczanesinden ayrıldıktan sonra kısa bir süre yani 1 hafta 10 gün içerisinde Şeker Eczanesinde çalışmaya başladığı yönünde beyanda bulundukları, ayrıca tanıkların davacının davalıya ait eczanede çalışmaya başladıktan sonra emekli olana kadar kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmış olup tanıkların beyanlarının somut, görgüye dayalı ve birbiri ile ve SGK kayıtları ile tutarlı olduğu anlaşılmış, ilgili Kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevaplarından da davacı adına iddia edilen tarihlerde başkaca Kurum veya kuruluşlarda herhangi bir kaydın mevcut olmadığı anlaşılmış, fer'i müdahil Kurum tarafından sunulan kayıtlar, birbiri ile tutarlı kamu, bordro ve davacı tanıklarının davacının iddiasının destekler beyanları ve dosya kapsamında mevcut deliller ışığında davacının davalıya ait eczanede SGK'ya bildirilmeyen 1992 yılında 02.04.1992-31.12.1992 tarihleri arasında 269 gün, 1993 yılında 01.01.1993-31.08.1993 tarihleri arasında 240 gün, 1999 yılında 01.05.1999-31.08.1999 tarihleri arasında 120 gün süre ile asgari ücretle işçi olarak çalıştığı hususunda Mahkemece kanaat hasıl olmuş ancak her ne kadar davacı dava dilekçesinde 01.03.1992 tarihinde çalışmaya başladığını iddia etse de davacının dava dışı ...'a ait iş yerinden 09.03.1992 tarihinde ayrılmış olduğu, davacının iddiasının resmi kayıtlar ile çeliştiği ve davacının işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiği 02.04.1992 tarihinden önceki çalışmalarının ispat edilemediği anlaşılmış olup kaldı ki 02.04.1992 tarihinden önceki dönem çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 79. mdaddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden de reddi gerekeceği anlaşılmakla bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde SGK'ya bildirilmeyen 1992 yılında 02.04.1992-31.12.1992 tarihleri arasında 269 gün, 1993 yılında 01.01.1993-31.08.1993 tarihleri arasında 240 gün, 1999 yılında 01.05.1999-31.08.1999 tarihleri arasında 120 gün süre ile asgari ücretle işçi olarak çalıştığının tespitine, davacının 02.04.1992 tarihinden önceki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraflarca istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri ile komşu iş yeri tanık beyanları, işe giriş bildirgesi, hizmet döküm cetveli ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.