4. Hukuk Dairesi 2022/16084 E. , 2023/11119 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/641 E., 2014/267 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçes
**4. Hukuk Dairesi 2022/16084 E. , 2023/11119 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/641 E., 2014/267 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin oğlu ...'un 05.01.2009 tarihinde ikametinde meydana gelen yangın akabinde vefat ettiğini, dava konusu olay nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/305 esas sayılı dosyasından soruşturma yapıldığını ve akabinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ancak soruşturma dosyasındaki tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davalı kurumun olay tarihinde elektrik onarım işi yaptığını, yangının da elektrik arızasından çıktığını, müvekkillerinin oğlunun ölümünden davalı idarenin sorumlu olduğunu, küçüğün vefatı ile müvekkilerinin gelecekteki desteklerinden yoksun kaldığını belirterek davacılardan ... için 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacıların oğlunun elektrik nedeniyle öldüğünü doğrulayacak tespit veya bulgu bulunmadığını, kaza kaçınılmaz olayların etkisiyle meydana geldiğinden tazminata hükmedilecekse bile indirim yapılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların ikametgahında 05.01.2009 günü meydana gelen yangın sonucunda engelli olan müşterek çocukları ...'un vefat ettiği, dosya içeriği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma içeriğine göre yangının kendiliğinden söndüğü, itfaiye tarafından müdahale edilmediği ve yangın raporunun bulunmadığı, kolluk görevlileri tarafından yapılan olay yeri inceleme raporunda yangının çıkış nedenine ilişkin bir kanaat bildirilmediği, ancak yanan eşyaların evin içerisinde bulunduğu ve yangının evin içerisinde meydana geldiği, davalı kurumun sorumluluğunda bulunan elektrik enerji nakil hatlarında yangın meydana gelmiş olabileceği yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği gibi evin iç elektrik tesisatının sorumluluğunun kullanıcılara ait olduğu, evin iç tesisatındaki bir arızanın neden olduğu hasarda davalı kurumun sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 279 uncu maddesine aykırı olduğunu, bilirkişi raporu sonuç kısımlarındaki çıkarımların bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapma yasağına aykırı olduğunu, raporun teknik bilgiye dayalı bir çıkarım yapmaktan uzaklaştığını, maddi vakıaların hukuki niteliğini tayinin bilirkişinin değil hakimin asli görevi olduğunu, ayrıca bilirkişinin raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorunda olduğunu, bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine de elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların evinde çıkan yangın sonucu davacıların oğlunun ölmesi ve yangına davalının kusurlu hareketleri ile neden olması iddiasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, meydana gelen yangının davalının kusurundan kaynaklandığının ispat edilememiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.