T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1160 Esas KARAR NO: 2026/28 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI: 2023/671 Esas, 2024/382 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1160 Esas KARAR NO: 2026/28 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI: 2023/671 Esas, 2024/382 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine İstanbul 5.İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, düzenleme yeri belirtilmeyen senedin çifte vade içerdiği, senette tahrifat bulunmakla birlikte müvekkilin davalıya karşı herhangi bir borç ve sorumluluğunun söz konusu olmadığını ileri sürerek, takibe dayanak senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığı ve takip konusu bononun çift vade içermesi nedeni ile kambiyo senedi vasfı taşımadığının iddia edildiği, dava konusu bononun üst bölümünde yer alan ödeme günün 02/06/2014 tarihi olarak yazılı olduğu, ancak senet metninde vade tarihinin 02 Haziran 2016 olarak yazılı olduğu ve bu tarihlerin senedin düzenleme tarihi olan 01/01/2014 tarihinin tekrarı niteliğinde olmayıp, bononun çift vade içerdiği ve TTK'nun 703. maddesi uyarınca bononun batıl olduğu; davalının kambiyo senedi vasfını taşımayan belgeye dayanarak davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapamayacağı, kaldı ki İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02/06/2022 tarihli raporun 6.2 maddesi ile tespit edildiği üzere bononun bedel kısmına "1" rakamının sonradan eklendiği, senedin bedelinde tahrifat yapıldığı, rakamın sonradan eklendiğinin tespiti karşısında eklemenin senedi elinde bulunduran tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davalının takipte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davacının davalıya dava konusu takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde çek bedelinin 120.000-TL değil 20.000-TL olduğunu, yüzler basamağına ''1'' rakamının sonradan ilave edilmesi suretiyle çek bedelinin 120.000-TL haline getirildiğini iddia etse de, kabul etmiş olduğu 20.000-TL nin de üzerinde olan 35.000-TL' lik ödemeyi takipten önce müvekkiline ödediğini, takipten önce yapılan ödemenin dahi kabul etmiş olduğu bedelin iki katına yakın olduğunu, davacının kötü niyetle hareket ettiğini, dosyaya sunulan ATK raporuna sundukları itirazları değerlendirilmeden, itirazlarımızı giderecek şekilde yeni bir rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bunların yanı sıra senet üzerinde yer alan borç miktarını gösterir yazı ile yazılmış kısımda bulunan ibarenin de ''yüzyirmibin'' TL yazılı olup yazı rakam uyuşmazlığının söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, TTK’nın 703/2.maddesindeki “vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır.” hüküm uyarınca aynı bonoda birbirinden farklı iki vadenin bulunması geçersizlik sebebi olduğu, davaya konu takip dayanağı bononun üst bölümünde yer alan ödeme günün 02/06/2014 tarihi olarak yazılı olduğu, ancak senet metninde vade tarihinin 02 Haziran 2016 olarak yazılı olduğu, somut olayda çifte vade içeren ve bu nedenle kambiyo vasfı bulunmayan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağı, (Emsal YHGK'nın 2017/12-276 E- 2020/695 K.sayılı kararı) çifte vade nedeniyle davaya konu senedin kambiyo vasfını taşımaması ve bu nedenle geçersiz olması karşısında, tahrifat incelemesinin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.197,20 TL harçtan, peşin alınan 2.049,30 TL (427,60+1.621,70) harcın mahsubu ile bakiye 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026