Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6124 E. , 2024/5833 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6124 Karar No : 2024/5833 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tahakkuk eden ecrimisilin vadesinde ödeme…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6124 E. , 2024/5833 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6124 Karar No : 2024/5833 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tahakkuk eden ecrimisilin vadesinde ödemediğinden bahisle davacının banka hesaplarına konulan e-haciz işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; davacıdan tahsili istenilen ecrimisil alacağı, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler niteliğinde bir alacak olmadığından Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takip ve tahsiline imkan bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olayda, ecrimsil alacağının vadesinde ödenmediği gerekçesiyle düzenlenen ödeme emri işleminin 25/11/2017 tarihinde e-tebliğ usulüyle davacıya tebliğ edildiği, 6183 sayılı yasa uyarınca takip ve tahsili gereken bu alacağın tebliğ işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca yapılması gerektiği halde 213 sayılı Kanun'un 107/A. maddesi uyarınca e-tebliğ yapılmak suretiyle tebligatın tamamlandığı anlaşıldığından ortada usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emrinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında tahakkuk ettrilen ecrimisil alacaklarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödeme emri düzenlenen ödeme emrine karşı davacı tarafından 7 günlük itiraz süresinde itiraz edilmemesi üzerine alacağın tahsili için tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle aynı Kanunun 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği; 62.maddesinde; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı, 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik edileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak, vergi idarelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. 27/08/2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi” başlıklı bölümüne 19/10/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 3. maddesi ile eklenen düzenlemede; kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebileceği, bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olmasının tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından e-haciz işleminin 28/02/2019 günü vergi borçlarını ödemek üzere gittiği vergi dairesinden öğrenildiği ve tarafına herhangi bir tebligat işleminin yapılmadığının belirtildiği, davalı idare tarafından ise; 08/07/2019 tarihli yazı ve ekindeki bilgisayar ekran görüntüsü dosyaya sunulmak suretiyle davacı adına düzenlenen ödeme emri'nin 25/11/2017 tarihinde elektronik tebliğ usulüyle tebliğ edildiği halde belirtilen alacakların ödenmediğinden bahisle davacının banka hesaplarına elektronik ortamda haciz konulduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca elektronik tebligat yoluyla ödeme emrinin tebliğ edilmesinde ve buna dayanılarak yapılan elektronik haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır. Öte yandan, davalı idarece tebliğe ilişkin dosyaya sunulan 08/07/2019 tarihli yazı ve ekinde bulunan bilgisayar ekran görüntüsüne ilişkin belgeden ise dava konusu işlemin tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise hangi tarihte tebliğ edildiğinin açıkça anlaşılamadığı gibi davacı tarafından da kendisine iletilen bir tebligatın bulunmadığı ileri sürülmek suretiyle 07/03/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı dikkate alındığında, İdare Dava Dairesince işin esasına girilmeden önce yapılacak araştırma sonucunda yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin belirlenmesinden sonra davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken yeterli araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.