12. Ceza Dairesi 2020/1370 E. , 2024/1975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/69 E., 2016/383 K. SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
**12. Ceza Dairesi 2020/1370 E. , 2024/1975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/69 E., 2016/383 K. SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. Cümle, 35, 43/2, 62, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe, mala zarar verme suçundan TCK'nın 151/1, 62, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa atılı suçun şikâyete tabi olduğu mağdurunda şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararının ve mağdure ve katılanın mala zarar verme suçuna konu dairenin maliki olup olmadığının, zarar verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilerek karar verilmesi için hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın sebepleri; bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; öğrenci olan mağdur ve katılanın ikamet ettikleri daireye bitişik dairede ikamet eden sanığın banyo havalandırmasından mağdur ... ve katılan ...'nin ikamet ettiği dairenin banyo havalandırmasının kapağına açtığı delikten mağdur ...'nin banyoda tuvalet ihtiyacını giderdiği sırada cep telefonunu delikten uzatarak mağdurun görüntülerini çekmeye çalıştığı sırada mağdurun farketmesi üzerine görüntü kaydı yapamadan telefonu geri çeken sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümle, 35, 43/2 ve 151/1 maddelerinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın mağdur ...'nin banyoda tuvalet ihtiyacını giderdiği sırada havalandırma kapağında bulunan delikten soktuğu cep telefonu ile görüntü çekmeye çalışmasına konu olayda sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun TCK'nın 139/1. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, suçun asıl mağdurunun görüntüsü çekilmeye çalışılan mağdur ... olduğu ve mağdurunda 03.05.2016 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığında istinabe ile savunmasının alındığı 28.04.2016 tarihli beyanında hakkında şikayetten vazgeçme olursa kabul edeceğini bildirmesi karşısında sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken, eylemin şikâyete tabi olduğu gözetilmeksizin ve aynı evde ikamet eden Ezgi'nin de suçtan zarar gördüğü kabul edilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 134/1-2.cümle, 35, 139/1. 73/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, B) Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Mala zarar verme suçu ile korunan hukuki yarar mülkiyet hakkı ise de; zarar verilen eşyanın zilyetliğinin malik dışında üçüncü bir kişide bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetliğin sağladığı hakların da koruma altında olacağı, buna göre; bu gibi hallerde malik dışında suça konu eşyadan yararlanan kişinin de işlenen suç nedeniyle suçtan zarar gören sıfatıyla şikâyet hakkına sahip olacağı, bu itibarla katılan beyanı, kolluk tutanakları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın ikamet ettiği daireye bitişik olan ve katılan ... ile mağdur ...'nin ikamet ettiği dairenin banyo havalandırma kapağına delik açarak mala zarar verme suçunu işlediğine konu olayda; mağdur ve katılanın tarafından kullanılan daireye zarar verilmesi nedeniyle şikâyet hak ve yetkilerinin bulunduğu ve katılan ...'nin sanık hakkındaki şikâyetinin devam etmesi nedeniyle mağdur ve katılanın malik olup olmadığının ve dosya arasında bulunan CD içeriğinde bulunan resimlere göre havalandırma kapağında delik açıldığına ilişkin tespite göre de zarar meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğine ilişkin Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar" ibaresinin kanun metninden çıkarılması sebebiyle, 5237 sayılı TCK'nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçu da uzlaşma kapsamına alındığından anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.