(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6963 E. , 2008/8479 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.04.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtl…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6963 E. , 2008/8479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.04.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunun 737 ve devamı maddeleri uyarınca açılan komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar, 1262 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın zemin katında oturan davalının bahçeye diktiği ağaçların kök ve dallarıyla kendilerine ait taşınmaza zarar verdiğini, ayrıca gölge yaptığını ileri sürerek ağaçların kesilmesi suretiyle, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesini istemiştir. Davalı, ağaçların oturduğu binanın ortak kullanım alanında olduğu, kendisinin ağaçları dikmediği gibi sahiplenmediğini de savunmuştur. Mahkemece, ağaçlardan üç tanesi kesilerek, bir tanesinin de budanması suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı Dairemizce, davalının oturduğu bağımsız bölümün önceki maliki aleyhine açılan davanın taşınmazın temliki nedeniyle reddedildiği, yeni malik davalıya karşı eldeki davanın açıldığı, ancak, davalının dava konusu ağaçları sahiplendiği hususunun kanıtlanamadığı belirtilmek suretiyle davacının delilleri sorularak delillerin toplanmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yeniden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi, davacılar taşınmazı sınır komşusu 1252 parsel sayılı taşınmazın ortak alanında bulunan ağaçların davacılara zarar verdiği iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Komşuluk Hukuku ilkelerine göre davacıların kanıtlamaları halinde zararlı davranışın giderilmesini isteme olanakları vardır. Ancak, davayı kendilerine zarar veren eylemi yapan kişiye yöneltmeleri gerekir. Bozma ilamında da belirtildiği gibi davalının oturduğu taşınmazın bahçesindeki ağaçlara davacıların zarar gördüğünü bilerek sahiplenip, baktığının kanıtlanması gerekmektedir. Davacılar iddialarını kanıtlamak için tanık göstermişler ve davacının kardeşi olduğunu bildiren ... tanık olarak dinlenmiştir. Tanık, davacıların kesilmesini istediği ağaçlardan bir tanesinden davalıyı kaysı toplarken gördüğünü, evinin balkonunda da çam dalları bulunduğunu beyan etmiştir. Bu anlatımla, tek başına davalının ağaçları sahiplendiğini göstermez. Ayrıca, komşuluk hukukuna aykırı davranışlarda zarar olgusu önem taşır. Komşuya ne şekilde zarar verildiğinin belirtilmesi ve giderim şeklininde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 17.03.2006 tarihli Ziraat Mühendisi ve Kadastro Teknisyeni raporunda; somut bir zarar ortaya konmamış, iki parsel arasındaki ihata duvarına yakın mesafede olması nedeniyle kesilmesi gerektiği bildirilmiştir. Görülüyor ki, bilirkişiler mevcut bir zarardan da söz etmemiştir. Mahkemece, tüm bu olgular gözetilerek davanın reddi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kabulü doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.