Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle memuriyet görevine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle memuriyet görevine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1/5/1979 doğumlu olan başvurucu 45 cm boyunda ve doğuştan %46 ortopedik engellidir. 2017 yılında Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na girerek İzmir Katip Çelebi Üniversitesine memur olarak yerleştirilmiştir. Başvurucu hakkında 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (676 sayılı KHK) maddesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bent uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle başvurucunun göreve ataması gerçekleştirilmemiştir. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali istemiyle 16/2/2018 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, kendisinin ve oğlunun fiziksel durumuna ilişkin bilgi verdikten sonra hakkında açılmış herhangi bir dava olmadığını belirtmiştir. Herhangi bir terör örgütü ile ilgisi bulunmadığını, ByLock kaydının ve Bank Asyada hesabının olmadığını ifade etmiştir. Hakkında başlatılan ceza soruşturmasında adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığını söylemiştir. İdareye başvurarak güvenlik soruşturmasının içeriğine dair bilgi almak istemesine rağmen herhangi bir bilgiye ulaşamadığından yakınmıştır. Suçluluğu sabit oluncaya kadar masum olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İzmir İdare Mahkemesi (Mahkeme) 4/1/2019 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda, başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan başlatılan ceza yargılaması bulunduğu belirtildikten sonra terör örgütüne üye olma suçundan devam eden yargılama nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan yargılamada Mardin Ağır Ceza Mahkemesi 19/3/2019 tarihinde başvurucunun beraatine karar vermiştir. Karara karşı kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 27/3/2019 tarihinde karar kesinleşmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "Sanığın aşamalardaki beyanlarda belirttiği evlerinde kalma ve yurt müdürlüğü yapma eylemlerinin 1999-2002 yıllarını kapsadığı, aksini gösterir bir delilin dosyada yer almadığı, bu nedenle sanığın beyanının ötesine geçilemediği,Ayrıca atılı suç özel kast gerektiren bir suç olup bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için sanıkla örgüt arasında organik bağın oluştuğunun tespit edilmesi gerektiği, bununda sanığın amaç suçu benimsemesi ve benimsediği amaç suçun icrası için örgütün içerisindeki hiyerarşik yapı içerisinde konumlanması ile oluşacağı, sanığın yapıya ait ya da müzahir kurum kuruluşlarla kalma, üyelik ve çalışma gibi temaslarının olması, sanıkla örgüt arasında organik bağın kabulünü sağlamayacağı, zira bu kurumların devletin izniyle faaliyet gösterdiğinin açık olduğu, bu nedenle bu eylemlerin örgüt üyeliği suçuna kanaat ötesinde doğrudan delil olabilmesi için sanığın bu kurum ve kuruluşlarda faaliyette bulunurken örgütün hukuka aykırı yönüne vakıf olarak, amaç suç için eylem ve icralarda bulunduğuna ilişkin bir tespitin bulunması gerektiği, sanığa ilişkin böyle bir tespit de olmadığı,Bu tartışmalar ışığında, sanığın savunması belirttiği hususlar dışında dosyada atılı eylemin delili olarak bulunan hususların sanıksavunmasına itibar edilmemesi ve sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmak gayesiyle beyanda bulunduğunun kabulünün yapılmasına yeterli olmadığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir." Başvurucu, mahkeme kararına karşı 29/3/2019 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan başlatılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini ifade etmiştir. Hakkında ceza davası olsa bile suçluluğuna dair herhangi bir hüküm kurulmadığı müddetçe ceza davasının bulunmasının kamu görevine girmeye engel teşkil etmeyeceğini belirtmiştir. Kendisinin ve oğlunun engelli durumuna ilişkin bilgilere yer verdikten sonra güvenlik soruşturmasına ilişkin bilgi ve belgeler incelenmeden, davaya ilişkin deliller toplanmadan hukukun temel ilkelerinden olan masumiyet karinesi gözardı edilerek karar verilmesinden yakınmıştır. İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 23/5/2019 tarihinde istinaf talebini, temyiz yolu açık olmak üzere gerekçeli bir şekilde reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"Olayda; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı Mardin Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2018/467 sayılı dosyasında görülen davada beraat ettiği görülmüş ise de, davacının anılan ceza yargılaması sırasında, öğrencilik döneminde bir yıl FETÖ ile iltisaklı Zirve Öğrenci Yurdunda kaldığını, akabinde ikinci yıl bu yapıya ait öğrenci evinde kalmaya başladığını, okulu bitirince yine aynı yapıya ait dershanede çalıştığını, dershanede çalışırken esnaf evlerinde ve üst kattaki yurtta kaldığını, bir süre sohbetlere katıldığını beyan ve ikrar ettiği görülmektedir.Bu durumda; KPSS sonucuna göre memur kadrosuna yerleşen davacının atamasının yapılabilmesi için, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması gerektiği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı Mardin Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2018/467 sayılı dosyasında görülen davada beraat ettiği görülmüş ise de, anılan ceza dosyasında bulunan davacının ifade ve beyanları bir bütün olarak birlikte dikkate alındığında, yapılan tespitlerinin davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilecek nitelikte olduğu, davacının atamasının yapılmaması yönünde kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında kullanıldığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacının güvenlik soruşturması arşiv araştırması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle atama işleminin gerçekleştirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." Başvurucu, karara karşı 17/7/2019 tarihinde temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinde, ceza yargılamasında yer alan tespitlerden hareketle Bölge İdare Mahkemesince aleyhine karar verilmesinin ceza yargılamasında verilen beraat kararının sorgulanması anlamına geleceği ve hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle memuriyete engel bir durumun bulunmadığını ifade etmiştir. Bölge İdare Mahkemesince güvenlik soruşturmasına esas belgeler incelenmeden sadece ceza mahkemesi nezdinde gerçekleşen yargılamada yer alan bilgi ve belgelerden hareket edildiğini belirtmiştir. Başvurucu yine kendisinin ve oğlunun engelli durumuna ilişkin bilgilere yer verdikten sonra haksız bir şekilde atamasının gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. Danıştay Onikinci Dairesi 14/11/2019 tarihinde, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz istemini reddetmiştir. Kararda, temyiz başvurusuna konu kararın istinaf incelemesi üzerine kesinleşmesi nedeniyle istinaf incelemesinden geçtikten sonra temyiz incelemesine tabi tutulamayacağı ifade edilmiştir. Nihai karar başvurucuya 21/1/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 657 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:"Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar" 657 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:"Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.A) Genel şartlar: Türk Vatandaşı olmak, Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. Askerlik durumu itibariyle;a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veyayedek sınıfa geçirilmiş olmak, 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engelolabilecek (…) akıl hastalığı (…) bulunmamak. [Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73; K.2019/65 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.]B) Özel şartlar: Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." 676 sayılı KHK'nın maddesiyle 657 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen ve Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilen (8) numaralı alt bent şöyledir:"Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak."