7. Ceza Dairesi 2014/15106 E. , 2014/12816 K. Hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1.maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2010 tarihli ve 2009/843 esas, 2010/224 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından infazının denetimli serbestlik tedbiri hükümleri uygulanarak yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, talebin kabulü ile hükümlünün cezas…
**7. Ceza Dairesi 2014/15106 E. , 2014/12816 K.** **"İçtihat Metni"** Hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1.maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2010 tarihli ve 2009/843 esas, 2010/224 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından infazının denetimli serbestlik tedbiri hükümleri uygulanarak yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, talebin kabulü ile hükümlünün cezasının hak ederek salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin, ... İnfaz Hâkimliğinin 07.03.2013 tarihli ve 2013/535-534 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne, 07.03.2013 tarihli ve 2013/535-534 sayılı kararın ortadan kaldırılmasına, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2013/202 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.05.2013 gün ve 33869 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2013 gün ve KYB. 2013-199285 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; ... Ağır Ceza Mahkemesince, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 8/e maddesi gereğince kapalı veya açık kurumlardan firar edenlerin açık kurumlara ayrılamayacağı, bu nedenle hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/a maddesine eklenen geçici 4.maddesinden yararlanamayacağından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin "Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler" kenar başlıklı 8.maddesinin (e) bendinde yer alan "Eğitimevleri hariç kapalı veya açık kurumlardan firar edenler, ...açık kurumlara ayrılamaz." şeklindeki hükmün, kişinin infaz edilmekte olan cezası sırasında firir etmesi halinde, infaz edilmekte olan cezası bakımından açık infaz kurumuna ayrılamayacağına ilişkin olduğu, somut olayımızda, kasten öldürme ve bu suça iştirak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2006 tarihli ve 2005/534 esas, 2006/335 sayılı ilâmı ile verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının infazı sırasında cezaevinden firar etmesi nedeniyle, hükümlü ...'in ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2010 tarihli ve 2009/843 esas, 2010/224 sayılı ilâmı ile 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve bu cezasının infaz edilmekte olduğu, daha önce (kasten öldürme ve bu suça iştirak suçunun infazı sırasında) cezaevinden firar ettiğinden bahisle anılan Yönetmeliği'nin 8.maddesinin (e) maddesi dayanak gösterilerek, hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/a maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin înfazı Hakkında Kanun, 5237 Türk Ceza Kanunu ile bunun dışında kalan ve ceza hükmü içeren özel ceza yasalarıyla verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel ilke ve amaçlar ile infaz şekilleri, infazın ertelenmesi, infazla ilgili kararlar, denetimli serbestlik, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, koşullu salıverme, seçenekli yaptırımların uygulanması, tutuklama kararının yerine getirilmesi, özel infaz hükümleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi tüm ceza yasalarından verilen cezaların infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen, temel bir yasadır. Anılan yasanın 108. maddesinde, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrürün infaz koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 111 ve devamı maddelerinde de tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemlere dair hususlar gösterilmiştir. Tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, ceza hükmü içeren yasalar uyarınca verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulama usul ve esaslarını düzenleyen ve içerisinde ceza hükmü içeren bir düzenlemenin de yer almadığı temel yasa niteliğindeki bu kanun özel ceza yasası olarak değerlendirilemez. Nitekim, Yargıtay 11.CD’nin 20/11/2013 gün ve 2013/20450 esas, 2013/17234 karar sayılı, Yargıtay 1.CD’nin 27/01/2014 gün ve 2014/693-234 E.K sayılı, Yargıtay 8.CD’nin 17/03/2014 gün ve 2014/915-6613 E.K sayılı ve 10/02/2014 gün ve 2014/913-2593 E.K sayılı, Yargıtay 10.CD’nin 17/02/2014 gün ve 2014/904-1059 E.K sayılı ve 04/03/2013 gün 2012/28685 esas, 2013/2014 karar sayılı, Yargıtay 4.CD’nin 16/01/2014 gün ve 2012/36844 esas 2014/992 karar sayılı, Yargıtay 15.CD’nin 24/02/2014 gün ve 2014/2207-3249 E.K sayılı kararlarda olduğu üzere, 5275 sayılı Yasanın 108.maddesinde düzenlenen infaz sırasında tekerrür uygulaması ile ilgili ortaya çıkan hususlar yönünden verilen kararlara ilişkin kanun yolu incelemeleri Yargıtay’ın ilgili suça bakmakla görevli Dairesince yapılmakta, aynı şekilde yasanın 111 ve devamı maddelerinde yer alan tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemlere ilişkin yerel mahkemelerce verilen ve temyize konu olmayan kararlar yönünden olağanüstü kanun yoluna başvurulması halinde de, yargılama konusunu oluşturan suça bakmakta olan Ceza Dairelerince karara bağlanmaktadır. Bu uygulamanın aksi olduğu düşünülecek olursa, Yargıtay'ın ceza dairelerinin tamamının bakmakta olduğu her türlü suç ve kabahatin infazı ile ilgili tüm hukuka aykırılıkların çözümünün Dairemizce yapılması sonucu doğacaktır ki bu da Yargıtay Kanunundaki iş bölümüne ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edecektir. Yargıtay Kanunu’nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14.maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, Dairemizin görevi özel ceza yasalarından veya Kabahatler Kanunu’ndan doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suç ve kabahatlere ilişkin temyiz incelemesi görevinden ibaret olup; Kanun Yararına Bozma talebinin konusu olan dosyanın yapılan incelemesinde; Hükümlü ... hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesince, kasten adam öldürme suçundan verilen hapis cezasının infazı sırasında , CEZAEVİNDEN FİRAR ETMESİ nedeniyle, adı geçen hakkında Çanakkale 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2010 tarih ve 2009/843 esas, 2010/224 karar sayılı ilâmı ile 5237 Sayılı TCK.nun 292.maddesine aykırılıktan verilen 6 ay hapis cezasının infazıyla ilgili olarak, ... İnfaz Hakimliğinin 07.03.2013 tarihli kararı ile "hükümlünün, firar suçundan verilen cezasının, hak ederek salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesine” dair kararın yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, Türk Ceza Kanununda düzenlenen firar suçuna ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu’nun değişik 14.maddesi uyarınca, işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 9.Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Yargıtay Başkanlar Kurulu'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 09.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.