Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 25/2/2020 ve 9/4/2021 tarihlerinde yapılmıştır. Komisyonlar, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin 25/2/2020 tarihli kararıyla ilgili bilgi ve belgeler toplandıktan sonra yeniden değerlendirilmek üzere başvurucuların ülkelerine sınır dışı edilmelerine dair işlemlerin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir. 2021/15354 ve 2021/15358 numaralı bireysel başvuru dosyalarının hukuki irtibat nedeniyle 2020/7165 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2020/7165 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam etmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu K.H. ve oğlu H.H. 2015 yılında uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Başvurucuların ikamet ili Bayburt olarak belirlenmiş; Bayburt Valiliğinin 21/1/2016 tarihli işlemiyle, on beş gün içinde Bayburt'a gidilmesi gerektiğine dair yükümlülüğe uymadıkları gerekçesiyle başvurucuların uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Başvurucular uluslararası koruma başvurularının geri çekilmiş sayılmasına dair kararların iptali istemiyle dava açmıştır. Trabzon İdare Mahkemesinin 19/4/2016 tarihli kararıyla dava reddedilmiş, anılan karar Danıştay Onuncu Dairesi tarafından 26/3/2018 tarihinde onanmıştır. Başvurucular, kolluğun rutin kontrolü sırasında haklarında V-71 (semti meçhul) ve G-1 (yurda girişi yasak) tahdit kodları bulunması sebebiyle alıkonulduklarını, sonrasında haklarında sınır dışı ve idari gözetim altına alma kararları verildiğini, geri gönderme merkezinde tutuldukları sırada rızaları olmaksızın gönüllü geri dönüş evrakı imzalamak zorunda bırakıldıklarını ileri sürmüş; ülkelerine gönderilmeleri hâlinde Hristiyan olmaları, siyasi söylemleri ve cinsel yönelimleri sebebiyle kötü muameleye maruz kalacaklarını, haklarındaki hapis cezalarının infaz edileceğini belirterek 25/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucular, sınır dışı etme kararlarının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Başvurucular hakkında İstanbul Valiliğinin 10/2/2020 ve 11/2/2020 tarihli kararlarıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) ve (i) bentleri uyarınca sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma kararları tesis edilmiştir. Başvurucular sınır dışı etme kararlarının iptali istemiyle 18/2/2020 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucular dava dilekçelerinde özetle sınır dışı etme kararlarının hukuka aykırı olmasının yanı sıra cinsel yönelimleri ve siyasi söylemleri nedeniyle ülkelerinde hapis ve idam cezaları aldıklarını, birçok kez fiziksel şiddete, işkenceye ve psikolojik baskıya maruz kaldıklarını belirterek 6458 sayılı Kanun'un maddesi gereği sınır dışı edilemeyecek şahıslardan olduklarını iddia etmiştir. İdare Mahkemesinin 14/12/2020 tarihli kararıyla başvurucuların sınır dışı edilemeyeceklerini ileri sürdükleri ancak soyut beyan dışında dosyaya hiçbir bilgi veya belge sunmadıkları belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucular 9/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş, başvurularıyla birlikte sınır dışı etme kararlarının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-