5. Hukuk Dairesi 2010/8010 E. , 2010/16037 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız e…
**5. Hukuk Dairesi 2010/8010 E. , 2010/16037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı vekilinin temyizine gelince; 1-Diğer bir paydaşı tarafından açılmış Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/530 Esas-2008/547 karar sayılı dosyasında dava konusu parselin 18 Ekim 2007 tarihi itibariyle m²'sine 200,00-TL değer biçildiği ve endeksleme sonucu taşınmazın m² birim değerinin dava tarihinde 226,00-TL olduğuna göre ilgili dosyada hükmedilen bedel, kesin delil olmamakla birlikte kuvvetli delil niteliğinde kabul edilerek, bilirkişi kurulundan ayrılış nedenleri yönünden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Birinci derece doğal sit alanında bulunması taşınmazın değerinde bir indirime neden olamayacağı düşünülmeden yasal olmayan gerekçelerle indirim yapılmak suretiyle aza hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.