T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZI…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : ...Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ...Tekstil Konfeksiyon Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasında uzun yıllara dayanan ticari münasebetin söz konusu olduğunu, davalı şirketin söz konusu ticari münasebetten doğan muavin defter bakiye borcunu ödememesi akabinde taraflarınca davacı şirkete vekâleten ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilâmsız icra takibi başlatıldığını, karşı tarafça borca, faize ve tüm fer’ilere itiraz edildiğini, söz konusu itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, .... İcra Dairesinin faaliyetinin durması sonucu yeni dosya bilgisi ... İcra Dairesinin... E. sayılı dosyası olduğunu, davalı tarafın icra takibine itiraz dilekçesinde “Müvekkilin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu yoktur. Bu nedenle takibe, borca ve tüm ferilerine, ödeme emrine, faize, faiz türüne, faiz oranı ile işlemiş faize itiraz ediyoruz.” açıklaması ile borca itiraz beyanı sunduğunu, borcu inkâr gerekçesi hususunda izahat sunulmadığını, davalı tarafın ... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasına ilişkin yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve tüm fer’ilere ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalı tarafın icra takibine/davaya konu alacağın %20’si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davacı şirket arasında, sipariş üzerine örme kumaş teslimine ilişkin ticari münasebet bulunduğunu, müvekkilinin davacıdan, desen belirtmek suretiyle örme kumaş ürettirdiğini, müvekkilinin beğendiği desenlerden kumaşlar üretildiğini ancak kumaşlarda desen kaymaları vb gibi hatalar meydana geldiğini, bahsi geçen kumaşlar “perdelik” kumaş olup, desenlerin birbiri uyumu, desenlerin yukarıdan aşağıya senkronize olması gerektiğini, bu işlevi sağlamayan perdelerin kullanılmasının mümkün olmadığını, bu kumaşların satılmayacağını, davacının, müvekkili için ürettiği desenlerde ayıplar fark edilir fark edilmez, müvekkilimiz süresi içerisinde davacı tarafa ayıp ihbarında bulunduğunu ve telefon görüşmeleri yapıldığını ve whatsapp üzerinden bildirimler ve görüşmeler de gerçekleştirilmesine rağmen sonuç alamayan müvekkilinin ....Noterliği’nin 16.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıptan kaynaklanan haklarını da kullandığını, buna rağmen davacı tarafın cari hesaptan kaynaklanan bir alacağı varmış gibi, müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, davacının üretip sattığı malların müvekkillerinin yedinde bulunmadığını, haksız ve yersiz davanın reddi ile asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları ile bilirkişi raporları ve ek rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının asıl alacağın %20'si (23.658,50-TL )oranında icra inkar tazminatı ödemesine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davacının, müvekkil için ürettiği ürünlerdeki ayıplar fark edilir fark edilmez, müvekkil süresi içerisinde davacı tarafa ayıp ihbarında bulunduğunu, bununla ilgili olarak telefon görüşmeleri yapılmış ve whatsapp üzerinden bildirimler ve görüşmeler de gerçekleştirildiğini, davacı da kendisine bildirim yapıldığı zaman ayıbı kabul ettiğini ve şekilde ihbar süresi şartını ortadan kaldırdığını, tüm bu çabalara rağmen sonuç alamayan müvekkilin ...Noterliği’nin 16.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıptan kaynaklanan haklarını da kullandığını, davacı taraf kendisi basiretli bir tacir gibi hareket etmemiş ve iştigal konusu iş neticesinde sözleşme konusunu ifa etmediğini, yüklenicinin ağır kusuru neticesinde her ne kadar iş sahibinin ihbar külfeti bulunmasa da bu ayıplı mal davacıya derhal ihbar edilmiş ve kendisi de malları teslim alacağını söylediğini, tüm iyi niyetli bekleyişlere rağmen müvekkil şirketin zararının giderilmediğini, davacı tarafından üretilen ürünlerde ve kumaşlarda var olan ayıp teslimat sırasında direkt anlaşılabilecek nitelikte olmadığını, gizli ayıp niteliğinde olduğunu, davaya konu ürünlerde söz konusu ayıbın açık ayıp olarak değerlendirilmesi hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne, tehir-i icra talebinin kabulüne, ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas ve ...Karar sayılı dosyasında verilen 26.06.2025 tarihli usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve harçlar ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin ve ayıp iddiasına konu ürünlerin incelendiğini, tanık ifadelerinin alındığını, ayıp iddiasında bulunulup bilirkişi incelemesine sunulmayan, üzerinde hiç inceleme yapılmamış olan (28224 desen 494,70 metre) ve (33122 desen 502,80 metre) kumaş yönünden davalının ayıp iddiasının kabul edilemez olduğunu, davalı iddia ettiği ayıbın varlığını kanıtlamak için kumaş ibrazı gerçekleştiremediğini, ayıp iddiasını kabul etmediklerini, davalı tarafın dosyaya sunduğu whatsapp yazışmalarında, davalı şirketin ürünleri kestiği, diktiği, sattığı, sattıkları ürünün iade olduğu ifade edildiğini, anlaşıldığı kadarı ile dikilen, satılan ve iade olan ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığını, bilirkişinin keşfen inceleme esnasında tülleri sererek hemen tespit ettiği desen kaymasına rağmen, davalının ürünü hiçbir muayeneden geçirmeden ürünü kestiği ve diktiğini, davalı ayıp iddiasına konu ürünleri hukuken kabul etmiş durumda olduğunu, davalının tüketici değil tacir olduğunu, bilirkişinin raporuna göre açık ayıplı ürünleri ya ayıbı görmesine rağmen kesmiş, dikmiş ve satmış ya da muayenesiz şekilde kesmiş, dikmiş ve satmış olduğunu, alıcıları sorun çıkarınca ise, peyderpey teslim aldığı ürünler hakkında toplu olarak ayıp ihbarında bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi ilâmı dosya kapsamına uygun ve hukuken yerinde olduğunu, bu nedenlerle dosya kapsamındaki tüm beyanlarını tekrarla davalı tarafın istinâf başvurusunun reddine ve istinâf yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; davalı aleyhine cari hesap alacağına yönelik girişilen icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki bulunduğunu, davalının ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, takibin devamı ile davalının itirazının iptalini talep etmiş; davalı taraf ise, taraflar arasında sipariş üzerine perdelik örme kumaş üretimine ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davacının bu kapsamda davalı için sipariş üzerine örme kumaş ürettiğini, ancak davacı tarafından üretilen kumaşlarda desen kaymalarına ilişkin ayıplar bulunduğunu, kumaşlardaki ayıp fark edilince davalının davacıya ayıp ihbarında bulunduğunu, buna rağmen davacının davalı hakkında icra takibinde bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalının davacıya gönderdiği ... Noterliğinin 16/05/2022 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde, davacı tarafından teslim edilen bir kısım kumaşın ayıplı olduğuna dair bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Yeni esas ... İcra Müdürlüğünün ...Esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı şirket olup; cari hesap alacağına dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra yolu başlatılan icra takibinde 118.292, 50 TL asıl alacak, 51,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.343,54 TL takip çıkışının bulunduğu, takibin 26/05/2022 tarihli olduğu, borçlunun itirazı üzerine duran takipte davacı tarafça iş bu istinaf incelemesine konu itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın ise davalının yargılama sırasında ileri sürdüğü ayıp iddiasına ilişkin, ayıbın niteliği ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair itirazı bulunmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte süregelen bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya perdelik örme kumaş üretimi ve tesliminde bulunulduğu hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemesi veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirileceğinden ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, eser sözleşmesi kapsamında ayıp ihbarının yapıldığı hususu "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle tanık da dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanabilir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2012/5185 Esas 2013/343 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 18. Maddesindeki düzenleme ayıp ihbarını kapsamadığından tacirler arasındaki ayıp ihbarının da tanık dahil her türlü delille ispatlanması mümkündür. Davalı taraf, davacının da kabulünde olduğu üzere davacıya kumaşlardaki ayıpları gerek mesaj yazışmaları ile gerekse de noter ihtarı yolu ile bildirmiştir. Bu husus aynı zamanda davacı tanık beyanları ile de doğrulanmıştır. Mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki hukuki ilişki satış sözleşmesi olarak nitelenip davalının ayıp ihbarı, TTK 23 maddesinde belirtilen süreler içinde yapılmadığından davalının kumaşları bu hali ile kabul ettiği kanısına varılarak davalının ayıp def'ine itibar edilmemiş ise de; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine bakıldığında davacının davalının verdiği sipariş üzerine ürettiği kumaşları davalıya teslim ettiği anlaşılmakla taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olup, eser sözleşmelerinde TTK 23. Maddesi hükmü uygulanmaz. Davaya konu kumaşlardaki ayıbın açık ayıp olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmekle birlikte; davalı, davacı tarafça üretilen perdelik kumaşların ayıplı olduğunu ileri sürmüş olup, davacı taraf da ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirttiğinden; tarafların ticari defterleri bilirkişiler aracılığı ile yeniden incelenerek davalının ayıplı olduğunu ihtarname ile belirttiği ve ihtarnamede desen numaraları yazılı kumaşların taraflar arasındaki hangi faturaya konu edilerek ve hangi irsaliye ile ne zaman davalıya teslim edildiği belirlenerek, davalı iş sahibinin ayıp ihbarının TMK 474 maddesi kapsamında süresinde olup olmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. Ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının anlaşılması halinde ayıp yönünden inceleme yapılmaksızın davacı alacağının ticari defter ve belgelerle dosya kapsamına göre belirlenerek, varsa ödemeler düşüldükten sonra davacının alacağına hükmedilmesi gerekir. Ayıp ihbarı süresinde yapılmış ise; bu durumda davalının uhdesinde bulunan ve ayıplı olduğu belirlenen ürünlerin piyasa malı olarak davalı tarafından daha ucuza satılıp satılamayacağı da tekstil mühendisi bilirkişice değerlendirilerek, ayıplı kumaşların ayıpsız bedeli ile ayıplı bedeli arasındaki fark davalının zararını oluşturacağından bu miktarın hesaplanarak yüklenicinin iş bedeli ile mahsuplarının yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekecektir. Bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan 2.021,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/02/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.