(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/13521 E. , 2012/13473 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, dava konusu hacizlerden 19.6.2009 tarihinde uygulanan haci…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/13521 E. , 2012/13473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, dava konusu hacizlerden 19.6.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminin, davalı borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı, takip talebinde belirtilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, haciz uygulanan adreslerin davacı 3.kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olmadığı, dava konusu 22.6.2009 tarihli diğer haciz işleminin uygulandığı adresteki taşınmazın da daha önce borçlu şirket adına kayıtlı iken borcun doğum tarihine çok yakın bir tarihte 3.kişi şirket ortakları ile yakın akrabalık bağı olduğu anlaşılan kişiye satışının yapıldığı, yine 19.6.2009 tarihli haczin yapıldığı taşınmazın da borçlu şirket tarafından 3.kişiye kiralandığı, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğu, bu durumda İİK 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince haczedilen taşınır malların borçlu ile 3.kişinin birlikte elinde bulundurduklarının ve İİK 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, öte yandan davacı 3.kişinin borcun doğumundan sonra borçlu ile aynı konuda, aynı yerde ticari faaliyete başladığı, 3.kişi tarafından ibraz edilen faturalara göre de borçlu şirketin menkullerini borcun doğumundan sonra davacı 3.kişiye devrettiği, borçlu ile davacı 3.kişi şirket arasındaki işlemlerin mal kaçırmaya yönelik danışıklı iş yeri devri niteliğinde olduğu,biran için olayda danışıklı iş yeri devri bulunmadığı düşünülse bile aradaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan, İİK 44 ve BK 179.maddesinin uygulanması gerektiği, anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, bu durumda devrin alacaklının haklarını etkilemiyeceği gibi devir alan davacının da BK 179.madde gereğince işletme borçlarından sorumlu olacağı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulünün isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.