4. Hukuk Dairesi 2012/4181 E. , 2013/2358 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik AŞ. aleyhine 15/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafın…
**4. Hukuk Dairesi 2012/4181 E. , 2013/2358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik AŞ. aleyhine 15/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davacının temyiz itirazı yönünden: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bolümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu yazının yer aldığı ... gazetesinin 02.03.2010 tarihli nüshasında “Hastaneye yatırdı, bileziklerini alarak ortadan kayboldu, hamile eşini bırakıp kaçtı.” başlığı ile yayımlanan haberle kişilik haklarına saldırı oluştuğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı taraf ise, davalılardan ... açısından pasif husumet ehliyeti olmadığından; istemin bu davalı açısından husumetten reddine, diğer davalılar açısından ise haberin gerçek, güncel ve haberde kamu yararı, toplumsal ilginin mevcut olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davalılardan ... hakkında açılan dava husumetten reddedilmiş, diğer davalılara karşı ise dava konusu yazıda geçen haberin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Davalılardan ... sorumlu müdür olmasının yanı sıra yayın sahibi temsilcisidir. 5187 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca sorumlu kişilerdendir. Bu sebeple davalı ile ilgili davanın husumetten reddi doğru bulunmamıştır. 2-Davalının temyiz itirazına gelince: Basın özgürlüğü , Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.