17. Ceza Dairesi 2015/24970 E. , 2017/7135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer
**17. Ceza Dairesi 2015/24970 E. , 2017/7135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I-03.08.2010 tarihli tutanağa göre; 03.08.2010 tarihinde 14.30 sıralarında olay yerinde polis ekiplerinin bulunduğu esnada görevlilerin yanında bulunan bir bayanın altın bozdurmaya çalıştığı, kuyumcu tarafından durumundan şüphelenilerek görevlilere teslim edildiği, şüphelenilen kişinin kendi beyanına göre suça sürüklenen çocuk ... olduğu, üzerinde bulunan yaklaşık olarak iki parça şeklinde kol ve boyun bilekliği Trabzon hasırı tabir edilen altının toplam ağırlığının, 155.33 gr olduğunun öğrenildiği, kız çocuğu ile yapılan şifai görüşmede ''Altınları dayısı olan müşteki ...'ın nişan törenine gittiğini, nişan bittikten sonra saat 24.00 da eve geldiklerinde yengesinin yatak odasında bulunan ziynet eşyalarını çekmeceden alarak sakladığını ve tutanağın tutulduğu 03.08.2010 günü, Çarşamba ilçesinden ayrılarak Samsun iline geldiğini, altınları satıp Zonguldak iline gideceğini bu sırada kuyumcunun kendisinden şüphelenip kimlik istediğini kendisinin de altınları satmayarak kuyumcudan ayrıldığını bu sırada polislerin kendisini yakaladığını söylediği'', beyanına göre müşteki dayısı olan ... ile telefonla yapılan görüşmede konunun kendisine anlatıldığı, evdeki hanımına ait altınların çalındığını doğruladığı, telefon ile görüşülen müştekinin 03.08.2010 tarihli emniyet beyanında, ''Kendisini polis memurunun aradığını evde kayıp bir şey olup olmadığını sorduğunu, evde kayıp olup olmadığını bilmediğini söylediği ve evi kontol ettiğinde eşine ait yaklaşık değeri 10.000 TL olan hasır altınlarının olmadığını anladığını, sonra Çocuk Şube Müdürülüğü'ne geldiğini beyan ettiği olayda; müşteki olan dayısının suç nedeniyle şüphe üzerine yakalanan suça sürüklenen çocuğun üzerinden çıkan suça konu eşyaları çaldığı yeri söylemek suretiyle suç nedeniyle henüz müracaatı bulunmayan müştekiye iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, II-03.08.2010 tarihli polis memurlarınca düzenlenen tutanakta suça sürüklenen çocuğun şifai beyanında suça konu altınları gece aldığının belirtilmesi, suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet Savcısınca müdafii huzurunda alınan beyanında 03.08.2010 tarih saat 10.00 sıralarında uyandığını kahvaltıdan sonra üst kattaki dayısının evine gittiğini, herkesin düğün telaşıyla uğraşırken kendisinin dayısının yatak odasına girerek sandığın içinden hasır diye tabir edilen bilkelik ve gerdanlık aldığını söylemesi, savunmasında da saat 10.00 sıralarında suça konu eşyaları sandıktan çaldığını belirtmesi karşısında; TCK'nın 6. maddesi gözönünde, bulundurularak TCK'nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılıp açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, III-CMK 231/11 gereğince mahkemenin hükmü aynen açıklaması gerekirken, sonuç cezanın TCK'nın 51. maddesine göre ertelenmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ...'in kazanılmış hakkının gözetilmesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.