T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/77 Esas KARAR NO : 2025/1247 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (İİK 89.Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: T…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/77 Esas KARAR NO : 2025/1247 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (İİK 89.Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın aynı zamanda ...Metal San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi olduğunu, bu şirketi kurduğunu ancak işleri iyi gitmediği için battığını, müvekkilinin işlerinin kötü gitmesinden dolayı iş yerini kapatmak zorunda kaldığını ve iş yerini kapattıktan sonra yapılan tebligatlara vakıf olamadığını, bu sebepler sonucunda müvekkili ...'ın yetkilisi olduğu şirket aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak müvekkilinin bundan zamanında haber olmadığını ve yasal itiraz sürelerini kaçırdığını, itiraz süresini kaçırmış olsa bile takibe konu çekin kendisine ait olmadığı için ve imza ile kaşesinin taklit edilmesinden dolayı Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkillerinin davalıya borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap süresinin uzatılmasına yönelik talebinin kabulü kararına istinaden süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; İİK 89 ve İİK 72 md göre açılan davaların farklı davalar olduğunu, öncelikle usulden reddi gerwektiğini, aksi halde ise tafrik kararı verilerek Davacı ... Döküm ..şti nin açtığı davanın bu davadan terik edilerek İtanbul Aandolu ATM yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini, müvekklinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı ... ın ise davacı şirket yetkilisi olup diğer davacı ... Döküm ..ştiye borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda oldğunu, davaya sebebiyet verenin müvekkili olmadığını davacının süresinde İİK 89 md gereğince itiraz etmediğini, davacıların iddialarının gerçekten yoksun olduğunu, dava konusu icra takip dosyasını sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak huzurdaki davayı açtıklarını, davacılar borçlu olmadığını iddia etmiş ise de bu durumu ispat etmekle yükümlü olduklarını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davacı taraflara yükletilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2018/906E, 2021/114 Karar sayılı, 17/02/2021 tarihli ilamında; "...-Davanın KABULÜNE, -Davacı ... Döküm Metal San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin takibe konu çekler yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, " şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF KARARI: Dairemizin 23/02/2023 tarih ve 2021/1100Esas, 2023/332 karar sayılı ilamı ile; "...Davalı vekilinin usule ilişkin istinafı; her iki davanın birlikte görülemeyeceği farklı usullere tabi olduğu ve genel hükümlere göre açılan açılan menfi tespit davası yönünden yetki itirazının reddinin yerinde olmadığına ilişkindir. Davalı vekili, davacı şirketin İİK 72.md dayalı menfi tespit davası yönünden süresi içinde yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin İİK 72/8 md göre İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Dava takipten önce, çek nedeni ile açılan menfi tespit davası olmayıp takipten sonra açılan menfi tespit davası olmakla İİK 72/8 maddesinin dikkate alınması gerekir. İİK 72/8.md uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davaları takibi yapan icra dairelerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davaya esas takip; İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıdır. Davalının Pendik adresi ise İstanbul Anadolu adliyesinin yargı çevresindedir. Bu durumda davacı ... Döküm..Ltd Şti'nin İİK 72 md. dayalı olarak açtığı menfi tespit davasının bu davanın tefriki ile yetki itirazının kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiştir. Diğer davacı ...'ın İİK 89/3. md göre açtığı dava yönünden yetki itirazında bulunulmamış ise de; davalı vekili aşamalarda davacının tüm borçlular yönünden borçlu olmadığını ispatla yükümlü olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu husustaki savunmanın da icra dosyası ile değerlendirilmesi gerekirken bu yönde gerekçede herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle; -Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, -İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 tarih, 2018/906 E, 2021/114 K. sayılı kararının HMK 353/1-a-3, 6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, " şeklinde karar vermiştir. DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2023/173, 2023/796 Karar sayılı, 27/10/2023 tarihli ilamında; "...Her ne kadar istinaf bozmasından önce mahkememizin 2018/906 esas sayılı dosyasında gelen bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki husumete konu çekin üzerindeki ... Döküm Şirketine ait imzaların , ... Ticaretin yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, istinaf bozmasından sonra davacı şirketin açmış olduğu dava, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmediğinden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi sebebiyle, dosyada asıl borçlu olan ... Döküm şirketinin alacaklıya , borçlu olmadığı yönünde kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmamaktadır. Açılmamış sayılmasına karar verilen dosyada bulunan bilirkişi raporunda, çek üzerindeki imzanın borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı yönündeki rapor kesin mahkeme kararı yerine geçmemekte olup, borçlu yılmaz döküm şirketinin alacaklı davalı ... Kabloya borçlu olmadığı kesin olarak tespit edilemediğinden dosyamızda, davacı olan ...'ın alacaklıya borçlu olan ...Kablo şirketine borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Davacı vekiline, ...Kablo şirketine ait ticari defterleri dosyamıza sunması söylendiğinde davacı vekili ticari defterlerin şirketin kapatılması sebebiyle kayıp olduğunu beyan ettiğinden davacı taraf, icra takibinde borçlu konumunda bulunan ... Kablo şirketine borçlu olmadığını ispatlayamamış olup, bu sebeple davacı ...'ın davasının reddine karar vermek gerekmiş borçluya borçlu konumunda bulunan 3. Kişinin İİK 89/3 maddesi gereğince, menfi tespit davası açması durumunda kendisi yönünden devam eden takip davanın sonuna kadar duracağından ve İİK 89/3 maddesi gereğince, davacı taraf açtığı davayı kaybettiğinden, taraflar arasındaki alacağın %20 si oranındaki 28.771,99 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; -Davanın REDDİNE, 2004 sayılı İİK. M. 89/3 gereğince 28.774,99 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf kararından önce alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki husumete konu çekin üzerindeki ... Döküm Şirketine ait imzaların, ...Ticaretin yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtildiğini, dava konusunun davacı ...'ın yetilisi olduğu ... Döküm şirketine borcunun olup olmadığına ilişkin olduğunu, TBK 131 maddesi gereğince asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. Şeklinde düzenlendiğini, asıl borçlunun borcunun olmadığı bilirkişi raporu ile sabitken mahkemenin asıl borcun varlığına ilişin değerlendirme yapmadan fer-i nitelikte olan asıl borçluya borcun olup olmadığını ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 89.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin kaldırma kararından sonra, takip borçlusu şirketin İİK 72.maddesine dayalı açtığı davanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararının kesinleştiği ancak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden takip borçlusu ... Metal San. Tic. Ltd.Şti'nin açtığı menfi tespit davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı yanın ticari defterlerini sunmadığı, takip dosyasında dava dışı üçüncü kişilerin de borçlu olarak yer aldıkları dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, mevcut delil durumu ve istinaf sebeplerine göre yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/10/2025