11. Ceza Dairesi 2019/9799 E. , 2023/5692 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/206 E., 2015/699 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir o…
**11. Ceza Dairesi 2019/9799 E. , 2023/5692 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/206 E., 2015/699 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılan ile tanık beyanlarının çelişkili olup, bu çelişkinin giderilmemiş olduğuna ve eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile katılan arasında taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, sanığın bu ilişkiden kaynaklı önceden doğan borcunu çek ile ödemek istediği, hem banka nezdinde hem de adli makamlar önünde imza itirazlarında bulunarak çeklerin tahsilini engellemek amacıyla birden fazla çeki bir başka şahsa imzalatmak suretiyle verdiği, bu kapsamda verilen suça konu "Akbank ... Şubesine ait 25.11.2012 keşide tarihli, 7.500 TL bedelli çekin" alınan bilirkişi raporunda atılı imzanın sanığa ait olmadığının anlaşıldığı, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ..., soruşturma aşamasında alınan savunmasında, NF Müc....Ltd.Şti'nin yetkilisi olduğunu, ...yapının Kırıkkale'de olan işini ... isimli şahıs aracılığı ile taşeron olarak aldığını, ...'in şantiyede işçi olduğunu, ...yapı firmasının inşaatı durdurup, sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi üzerine ... isimli şahsın ortadan kaybolduğunu, ... ile ...'ın arkadaş olduğunu, katılan ile aralarında yapılan sözleşmenin işin tarihinde değil, 26.12.2012 tarihinde tehditle zorla imzalatılarak alındığını, katılan ile aralarında herhangi bir alacak-verecek meselesi bulunmadığını, çeklerdeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, çekleri nasıl elde ettiklerini bilmediğini savunmuş iken kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu evrakları yanında çalışan ... tarafından çalınıp sanki kendileri düzenlemiş gibi hazırlanarak ... Keskine teslim edildiğini, katılanın ... tarafından kendi şirketinin adı kullanılarak dolandırılmış olabileceğini, katılana söz konusu çeki vermediğini, muhtemelen ...'ın bu sahte çekleri ona vermiş olabileceğini savunmuştur. 3. Katılan ... aşamalarda alınan beyanında, inşaat işlerinde Keskin Yapı olarak taşeronluk yaptığını, sanığın şirketinin Kırıkkale'de ...Yapı isimli şirketten inşaat işi alması nedeniyle sanığın kendisi ile temasa geçtiğini, taşeron olarak alınan işleri yapıp yapmayacaklarını sorduğunu, fiyat konusunda anlaştıklarını, aralarında taşeronluk sözleşmesi yaptıklarını, ... isimli kişinin sanığın yanında olduğunu, yapılan anlaşma uyarınca ödeme tarihlerinde kendileriyle görüştüklerini, Vedat Dalokay Caddesindeki bürolarında masanın üzerinde zarfın içinde bulunan çekleri aldığını, daha sonra çekin sahte çıkıp dava konusu edildiğini beyan etmiştir. 4.Tanık ... kovuşturma aşamasında alınan anlatımında, katılanın inşaatında elektrik işlerini yaptığını, o tarihte katılanın sanığın taşeronu olarak işi yürüttüğünü, bir ara katılan ile sohbet ederken sanığın kendisine verdiği çeklerin sahte çıktığını, ödenmediğini anlattığını, ancak sanığın katılana çek verdiğini görmediğini beyan etmiştir. 5.Tanık ...'ün soruşturma aşamasında tanık olarak alınan beyanında, ...'in sahip olduğu Keskin Yapı İnşaatta ücretli saha kalfası olarak görev yaptığını, aynı zamanda NF mücevheratın şantiye işlerini de takip ettiğini, çalıştıkları firmanın NF mücevherattan iş aldığını ve ekip olarak inşaat alanında çalışmaya başladıklarını, 1,5 ay çalıştıktan sonra ödemelerini alamadıklarını, ... ile görüştüklerinde NF mücevherattan ödeme alamadıklarını çeklerin karşılıksız olduğunu söylediği, yaklaşık 20 gün şantiyede bekleyerek maaşları istedikleri, ancak ödeme yapılmadığını ve şantiyeden ayrıldıklarını beyan etmiştir. 6.Grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 09.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekteki keşideci imzasının sanık ve katılan eli ürünü olmadığı, 1. Ciranta imzasının katılan ... eli ürünü olduğu rapor edilmiştir. 7.Mahkeme gözleminde, suça konu çekin kambiyo senedinde bulunması gereken zorunlu unsurları taşıdığı, gözle görülür herhangi bir sahtecilik emaresi bulunmadığı gözleminin tutanağa geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır. 8. Mahkemece, katılanın tüm aşamalardaki ısrarlı iddiaları ve tanık beyanlarında söz konusu çeklerin sanık tarafından katılana verildiği konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığı, ancak katılanın sanığa olan güveni dolayısıyla çekler verildiğinde kimin tarafından imzalandığı konusunda herhangi bir araştırmaya girmediği ve sonradan bu ihtilafların ortaya çıktığı, dolayısıyla sanığın işin başında kötü niyetli olarak söz konusu çekleri daha önceden başkasına imzalatmak suretiyle katılana verdiği ve sonrasında ilgili makamlar önünde imzaya itiraz etmeyi düşünerek çeklerin tahsilini engellemek için bu şekilde hareket ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararında, katılan ve tanık beyanları, sanık savunması, bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi ile dosya kapsamından sanığa atılı suçun sübut bulması ve sanık müdafinin temyiz dilekçesinde beyan ettiği ... adlı şahsın beyanın dosyaya yenilik katmayacağının anlaşılması nedeniyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.