5. Hukuk Dairesi 2025/6271 E. , 2025/17054 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3121 Esas, 2025/399 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/40 Esas, 2023/428 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol alarak terki…
5. Hukuk Dairesi 2025/6271 E. , 2025/17054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3121 Esas, 2025/399 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/40 Esas, 2023/428 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol alarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın uzamasında davalı idareye atfedilecek bir kusur olmadığını, gerekçeli kararın hüküm kısmının 4 numaralı bendinde toplam kamulaştırma bedeline dava tarihi olan 19.01.2023 tarihinden 4 ay sonraya isabet eden 19.04.2023 tarihinden karar tarihine kadar kanuni faiz uygulamasına karar verildiğini, dava tarihinden itibaren 4 ay sonrasının 19.05.2023 tarihinin olduğunu, hükmün bu yönde hatalı olduğunu, müvekkil kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği ve davanın kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için hazırlanan bilirkişi raporunun fahiş bedelli olup kanun ve içtihatlara aykırı düzenlendiğini, objektif değer artışı ile kapitalizasyon faiz oranlarının da hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, rapora karşı yaptıkları itirazların yerel mahkemece karşılanmadığını, bu nedenlerle usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin ve objektif değer artış oranının yerinde olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmemesinin doğru olduğu, yine her ne kadar davacı vekili faiz uygulanmasına itiraz etmiş ise de mahkemenin dava tarihinden 4 ay sonrasından mahkemenin karar tarihine kadar kanuni faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava tarihi 13.01.2023 olup, karar başlığında dava tarihin doğru olarak gösterilmiş ise de dava tarihinin 4. bentte sehven 19.01.2023 olarak yazıldığı ve faiz başlangıcının dava tarihinden 4 ay sonrası olarak belirlenmesine rağmen başlangıç tarihinin 19.04.2023 olarak yazılmasının maddi hata olduğu ve mahallinde infaz aşamasında düzeltilebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, bu hususa değinilmesi ile yetinilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse de ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları içeren İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine rastlanmamış olup kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.