10. Hukuk Dairesi 2024/10526 E. , 2024/12885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/191 E., 2024/192 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tespit davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi
**10. Hukuk Dairesi 2024/10526 E. , 2024/12885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/191 E., 2024/192 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tespit davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı taraf dava dilekçesinde ve aşamalarda; müvekkiline 2014 yılında karın ağrıları sebebiyle gitmiş olduğu Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde " Fistuluzan Crohn Hastalığı tanısı konulduğu ve müvekkilinin acilen Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesine gönderildiğini Burada 4 ağır ameliyat geçirdiğini, bu süreç neticesinde müvekkilinin taşıdığı için 2014 yılı Temmuz ayında malulen emekli edildiğini, 3 sene boyunca da emekli maaşını aldığını, ancak kontrol muayenesinden sonra hastalığının düzeldiğini ve çalışma gücü kaybının % 60 olmadığı gerekçeleri ile 20.11.2017 tarihinde emekliliğinin durdurulduğunu, müvekkilinin malulen emekliliğinin devam etmesi için 11.05.2018 tarihinde Ordu SGK İl Müdürlüğüne yeniden malulen emeklilik başvurusunda bulunduğunu, ancak davalı kurumun 02.08.2018 tarih ve 70465*** *** ****-E.9649363 sayılı işlem ile müvekkilinin çalışma gücünün en az % 60'ını kaybetmediği gerekçesiyle malulen emeklilik talebini reddettiğini, müvekkilinin 22.10.2018 tarihinde başvuruda bulunarak davalının maluliyet talebinin reddi kararına karşı itiraz ettiğini, müvekkilinin itirazının Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 06.05.2019 tarih ve 2019/8343 sayılı kararı ve davalının bu karara bağlı 17.05.2019 tarih ve 2333*** *** ****.-E.7521462 sayılı işlemi ile reddedildiğini, ancak müvekkilinin malulen emeklilik nedeni ile Crohn hastalığını tamamen iyileşen bir tedavi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin hastalığının düzeltme ve daha önce tespit edilen maluliyet oranının düşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkilinin maluliyet emekliliğinin durdurulmasına ve müvekkilinin yeniden maluliyet aylığı bağlanması talebinin reddi, bu red kararına yapılan itirazın da reddi ve bağlı olarak yapılan /yapılacak bir kısım aylığın geri ödenmesi istemi işlemlerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle adli müzaheretten yararlandırılarak yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasına, davacı ... in malulen emekliliğinin durdurulması maluliyet ret kararına itirazın reddi ve ödenen bir kısım maluliyet aylığının geri ödenmesi işlemlerinin iptaline, davacının malullük aylığının kaldığı yerden devamına ve mahrum kaldığı malulen emeklilik aylıklarının durdurulma tarihi olan 20.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava konusu etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacı hakkında 2014 yılı içerisinde düzenlenen rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre incelenmesi sonucunda çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybettiğine ve 3 yıl sonrasına gün verilerek kontrol muayenesine tabii tutulmasına karar verildiğini, kontrol muayenesi sonucunda düzenlenen sağlık raporu ve eklerinin 5510 sayılı Kanun ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü muvacehesinde incelendiği ve neticede davacının raporlarında belirtilen hastalık ve arızalarına göre çalışma gücünün en az % 60 kaybedilmediğine karar verildiğini, SB Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.06.2018 tarihli 1358 sayılı Sağlık Kurulu Raporuna göre sigortalının çalışma gücünün en az % 60 kaybettiğine SGKB Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne (Kurum Sağlık Kurulu ) karar verildiğini, davacının bu karara itirazı neticesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi Gastroenteroloji kliniğinde yeniden ve ayrıntılı muayenesine karar verildiğini, yapılan muayenesine sonucunda 22.02.2019 tarih 328 sayılı rapor Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından Sağlık Bakanlığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine 13.06.2018 tarihli 1358 sayılı Sağlık Kurulu Raporuyla birlikte Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre incelenmesi sonucunda çalışma gücünü en az % 60 kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına oy birliği ile karar verildiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2020 tarih, E.2019/705, K.2020/672 sayılı kararıyla; "1-Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının hastalığının niteliği gereği maluliyet oranının düşmesinin mümkün olmadığını, ayrıca Adli Tıp 3. İhtisas Dairesince rapor veren uzmanların maluliyete esas hastalık konusunda uzmanlıklarının bulunmadığını, bu nedenle Mahkeme kararının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile "SS Yüksek Sağlık Kurulunun ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin raporlarının birbiri ile örtüştüğü ve davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilince Adli Tıp Kurumu uzmanlarının davaya konu hastalığın uzmanı olmadığını beyan etmiş ise de bu rapora esas olarak dosyada mevcut üniversite hastanesi tetkik ve raporlarının ayrı ayrı incelendiği de göz önüne alındığında raporun maluliyet tespit işlemleri yönetmeliğine de uygun olduğu göz önüne alınarak istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, " Eldeki dosyada; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de Mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınıp (maluliyetin varlığına dair tespit yapıldığı takdirde, daha sonraki bir tarih belirtilmediği sürece, maluliyet başlangıcının yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının davasının kabulü ile a-) Davacının 17.09.2014 tarihi itibariyle 03.08.2013 tarihli, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği I-Gastroenteroloji ve Hepatoloji, 4-B ve 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında Ek-1 bölüm İ- Gastroenterolojik Hastalıklar 4-b. maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun tespiti ile 17.09.2014 tarihi itibariyle malulen emekli aylığına hak kazandığının tespitine, b-) Kesilen aylıklarının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, yersiz ödeme borcunun iptaline" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.