4. Hukuk Dairesi 2017/1848 E. , 2017/3109 K. "" Davacı vekili Avukat ... tarafından, davalı aleyhine 03/11/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 04/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gere…
**4. Hukuk Dairesi 2017/1848 E. , 2017/3109 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı vekili Avukat ... tarafından, davalı aleyhine 03/11/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 04/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalı şirket tarafından dava dışı tasfiye halinde hakkında sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, 29/04/2014 tarihinde yazılan haciz talimatı uyarınca, talimat numaralı dosyasından müvekkili şirkete ait adreste haciz yapıldığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında hiçbir bağlantının bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, ticari itibar kaybı nedeniyle manevi zarar gördüğünü belirterek, uğradığı manevi zararların tazminini talep etmiştir. Davalı vekili, manevi tazminat davası nedeniyle görevli olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, haksız haciz nedeni ile 6102 sayılı Yasanın 4. maddesine göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafında ticari işletmesini ilgilendirmesi ve aynı madde de düzenlenen istisnalardan birine dahil olmaması gerektiği, dava dışı borçlu şirketin merkezinde haciz için yazılan talimat sonucu davacı şirketin merkezinde haciz yapıldığı iddiasıyla manevi tazminat talep edildiğini, dosya borçlusunun davacı şirket ile hukuki ve fiili irtibatının bulunmadığını, dolayısıyla davacının talebi BK'nundan kaynaklı alacak davası niteliğinde olduğunu ve davanın mutlak ticari nitelikte bulunmadığını, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olmakla; mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir. Yine aynı Kanunun 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.