Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Farklı siyasi görüşe sahip iki öğrenci grubu arasında üniversite yerleşkesi önünde çıkan tartışma nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda başvurucular hakkında , A. ve İ.Ö.yü sopayla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, H.K.yi sopa, sallama ve tekmelerle kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladıkları gerekçesiyle kamu davası açılmıştır. Yargılamayı yürüten Ankara Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme)10/5/2017 tarihli celsede taraflar arasında yaşanan olaylara ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dosyada fotoğrafları bulunan sanıkların görüntüler içerisinde bulunup bulunmadığının raporda belirtilmesinin istenmesine karar vermiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan rapor sonraki celse Mahkemeye sunulmuştur. Başvurucular müdafii 10/1/2019 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını sunmuş, dosya içinde bulunan kamera görüntülerinden atılı suçu başvurucuların işlediğinin anlaşılamadığını belirtmiştir. Mahkeme 15/1/2019 tarihli kararla başvurucuların katılanlar , A. ve İ.Ö.ye yönelik kasten yaralama eylemleri yönünden ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir. Ayrıca başvurucuların H.K.yi silahla hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaraladıkları gerekçesiyle ayrı ayrı 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde hüküm kurulmuştur. Mahkeme katılanların beyanlarını, sanıkların savunmalarını, fotoğraf teşhis tutanağını, görüntü izleme tutanaklarını, görüntüler üzerinde yaptırılan bilirkişi raporunu, katılana ait adli raporu ve tüm dosya kapsamını gözönüne alarak başvurucuların atılı suçu işlediği sonucuna ulaşmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir; " ... katılanlar [], [A.], [H.K.], [A.İ.] ile sanıklar Osman Nuri Orhan, Uğur Uzunpınar ve Hikmet Tanıl'ın, Ankara [Ü]niversitesi [Z]iraat [F]akültesinde okuyup aralarında siyasi görüş ayrılığı olması nedeniyle olay öncesi gerginlikler yaşadıkları, sanık Uğur Uzunpınar'ın okuldaki bu gerginliği sanık [S.S.ye] bildirip sanık [S.S.nin] de aynı düşüncedeki diğer kişilere haber vermesi üzerine olay günü Ankara Yüksel [C]addesi üzerinde kalabalık grup halinde toplanıp Ankara [Ü]niversitesi [Z]iraat [F]akültesine geldikleri, dosyaya sunulan görüntülerden de anlaşılacağı üzere sanıkların bir kısmının elinde sopaların bulunduğu, katılanların kalabalık grubu görmesi üzerine olay yerinden kaçmaya çalıştıkları, katılan [H.K.nin] yere düşmesi üzerine katılan [nin] olaydan sonra görüntü teşhis tutanağında da belirttiği şekilde sanıklar Uğur Uzunpınar, Osman Nuri Orhan ve Hikmet Tanıl'ın sopalarla [H.K.ye] vurup adli tıp raporundan da anlaşılacağı şekilde hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaraladıkları, olay yerinden elde edilen görüntülerde de bu sanıkların kalabalık grup içerisinde bulunduğu anlaşıldığından sanıklar Uğur Uzunpınar, Osman Nuri Orhan ve Hikmet Tanıl'ın katılan [H.K.ye] yönelik kasten yaralama suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş ..." Başvurucular; gerekçeli istinaf dilekçesinde -diğerlerinin yanı sıra- yargılamaya ilişkin olaya ait kamera görüntülerini incelediklerini, başvuruculardan ikisinin olay yerinde bulunmadığını, birinin ise olayı sona erdirmek için eylemlerde bulunduğunu, katılanın başına sopayla vuran kişinin kendileri dışında biri olduğunu, olaya ait fotoğraf dökümlerini de dilekçeye eklediklerini belirtmiştir. Başvurucuların istinaf talebi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Ceza Dairesi) 8/9/2020 tarihli kararı ile esastan reddedilmiş ve Mahkemenin kararı kesinleşmiştir. Ceza Dairesi kararının ilgili kısmı şöyledir:"Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan takdire, gerekçe ve uygulamaya göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin her hangi bir hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmakla..." Başvurucular, nihai hükmü 28/9/2020 tarihinde öğrendikten sonra 20/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuruda gerekçeli karar hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.