5. Hukuk Dairesi 2017/9431 E. , 2018/8571 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyada…
**5. Hukuk Dairesi 2017/9431 E. , 2018/8571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, 1-Dava konusu taşınmaz 483.788,70 m2 yüzölçümündedir. Acele kamulaştırma dosyasında ve ilk bilirkişi raporunda taşınmazın kuru tarla niteliğinde olduğu kabul edilerek değer biçilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında parselin güney sınırı boyunca sulama arkları bulunduğu ve arkların bir kısmının parselin içine kadar girdiğinin tespit edildiği, taşınmazın motopompla sulanma imkanı olduğu belirtilerek tamamı sulu tarım arazisi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, su kaynağının taşınmazın yüzölçümü de dikkat alındığında, taşınmazın tamamını veya bir kısmı sulamaya yetip yetmeyeceği gözlemlenip tutanağa geçirilerek sonucuna göre taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile tamamının sulu tarım arazisi kabul edilerek değer biçilmesi, 2- Faiz bitim tarihinin kararda gösterilmemesi, 3- Tapu kaydında mevcut ipoteğin, tespit edilen bedele yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.