7. Ceza Dairesi 2024/2591 E. , 2024/10721 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/6 E., 2018/1858 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/1858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavü…
**7. Ceza Dairesi 2024/2591 E. , 2024/10721 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/6 E., 2018/1858 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/1858 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan (mülga) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun)223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 94660652-105-21-18444-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/28900 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/28900 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Somut olayda, sanık hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2017 tarihli ve 2017/28606 soruşturma, 2017/17020 esas, 2017/9978 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında suç tarihinin 13/02/1997 olarak yer aldığı, sanık hakkındaki yakalama kararının infaz edilemediği nazara alındığında, Sanığa yüklenen 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde tanımlanan firar suçunun temadi eden suçlar kapsamında kaldığı, temadi eden suçlar bakımından zamanaşımı süresinin başlangıcının, temadinin sona erdiği tarih olduğu, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 12/05/2011 tarihli ve 2011/44 esas, 2011/42 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçunun mütemadi bir suç olduğu, resmi bir makama katılma veya resmi makamlarca yakalanma gibi maddi bir olgu yada failin asker kişi sıfatının sona ermesi gibi bir hukuki durum gerçekleştiğinde temadinin sona erdiği, temadi bitmeden suçun tamamlanamayacağı nazara alındığında; Somut olayda izin tecavüzü suçunun 13/02/1997 tarihi ile yakalanma tarihi arasında devam edeceği, buna bağlı olarak da dava zamanaşımı süresinin sanığın yakalandığı tarihte başlayacağı, sanık hakkındaki yakalama kararının infaz edilememesi karşısında, zaman aşımı süresinin başlamadığı, dolayısıyla karar tarihi itibariyle anılan sürenin dolduğundan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE