9. Ceza Dairesi 2022/11526 E. , 2023/2814 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/201 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/6691 Esas, 2020/5848 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakeme…
**9. Ceza Dairesi 2022/11526 E. , 2023/2814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/201 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararı ile Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/6691 Esas, 2020/5848 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/539 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/684 Esas, 2020/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/6691 Esas, 2020/5848 Karar sayılı kararı ile özetle İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.08.2022 tarihli ve 9-2021/91004 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, Kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının soyut ve tutarsız olduğuna, rapora göre 5237 sayılı Kanun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesince hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, ses kaydında mağdurenin gerçekleri anlattığına, sanık ile mağdurenin babası arasında husumet bulunduğuna,sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Tüm bu değerlendirmeler ışığında mağdurun beyanlarına itibar edilmesinin önünde bir engel bulunmadığı gibi bu hususta mahkememiz nezdinde de bir tereddüt hasıl olmadığı ancak mağdurun yaşadığı fiili tam olarak anlamlandırabilecek zekada olmadığı, bu nedenle bu tarz eylemleri yaşamamış olması ihtimalinde sanığın kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduğuna ilişkin istikrarlı ve samimi bir şekilde suça konu eylemlere maruz kaldığını ifade edebilecek şekilde bir kurgu yaratarak anlatabilmesi atılı suçun işlendiğini gösterdiği hususunu ortaya koyduğu izahten varestedir. Kaldı ki o yaştaki bir çocuğun sanığa veyahut başka birisine kendi iffetini de ortaya koyacak şekilde bu denli ağır ithamlarda bulunmasını gerektirir bir husumet beslemesi bu nedenlerle iftira atması olağan dışı, gerçekleşme ihtimali bulunmayan bir durumdur. Ayrıca sanık ile mağdur arasında, sanığa bu denli iftira atabilecek nitelikte bir husumetin bulunmadığı da sabit olup, sanık tarafından aksi yönde bir iddia da ileri sürülmemektedir. Yine mağdurun sanığın kendisine yönelik ağzına cinsel organını sokma eylemini "emzirme" olarak tariflediği, söz konusu eylemleri anlattığı sırada kendi üstünde de gösterdiği, sanığın ereksiyonu sonrası cinsel organından gelen sıvıyı kirli beyaz renkte sıvı olarak tariflediği ( mağdurun bu sırada sarıya yakın duvar rengini gösterdiği), sanığın söz konusu eylemden sonra yaşadığı ereksiyonun etkisi ile de mağdura "güzel oluyor" dediği, sanığın cinsel organını ağzına aldığında sanığın cinsel organınında bulunan kılların ağzına geldiğini beyan ettiği, sanığın cinsel organını kendi cinsel organına sürttüğünde kızarıklığın meydana geldiğini beyan ettiği görülmekle, mağdurun söz konusu beyanlarındaki anlatımın bu yaşta ve zekadaki bir çocuğun ancak ve ancak yaşayarak ve gözlemleyerek deneyimlemesi ile tarif edebileceği, herhangi bir yönlendirme ile anlatılabilecek bir beyanın olmadığı, bu zekaya sahip bir çocuğun hayal dünyasında kurgulayabileceği bir anlatımda bulunmadığı, mağdurun beyanlarının yeteri düzeyde detay içerdiği ve spesifik karakteristik ifadelere yer verdiği görülmekle mağdurun beyanlarına üstünlük tanınmıştır. Ayrıca gerek hazırlık aşamasanda mağdur ile birebir görüşme yapan ve raporunu sunan psikologun beyanlarında gerekse mahkememizce mağdura atanan bilirkişi psikologun beyanlarında mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğini, yalan söyleyebilecek zihinsel beceride olmadığını, görsel hassasiyetinin zayıf olabileceğini ancak söylediklerine itibar edilebileceğini, kurgusal yalan söyleyebilecek potansiyelde olmadığını beyan etmişlerdir. Bu bağlamda mağdurun aşamalarda alınan beyanlarındaki anlatımın oluş yönünden mahkememizin kabulündedir...'' Şeklindedir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli, %20 engelli raporu bulunup dört yaşındaki çocuğun zeka seviyesine sahip olduğu bildirilen on yaşındaki mağdurenin aşamalardaki soyut ve tutarsız beyanları, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezinin 11.06.2019 günlü raporunda çocuğun anal ve vajinal yoldan cinsel istismara maruz kaldığı konusunda fiziksel herhangi bir bulgu saptanmadığının bildirilmesi, mağdurenin ablası tanık Cemre tarafından kaydedilen ve bilirkişi tarafından incelenip dosyaya sunulan ses ve video kaydında özetle mağdurenin babasından korktuğu için sanığı şikayet ettiğine dair anlatımları, tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında direnme kararı yerinde görülmemiştir. Mahkemenin direnmeye yönelik gerekçesi yeni hüküm niteliğinde olmadığından Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/6691 Esas, 2020/5848 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,04.05.2023 tarihinde karar verildi.