3. Hukuk Dairesi 2012/7426 E. , 2012/12816 K. MAHKEMESİ: ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y KA R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı temsilcisi, davalıların açtırdıkları üç adet kuyu nedeniyle davacı köye ait kaynak suyunun kuruduğunu…
**3. Hukuk Dairesi 2012/7426 E. , 2012/12816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y KA R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı temsilcisi, davalıların açtırdıkları üç adet kuyu nedeniyle davacı köye ait kaynak suyunun kuruduğunu ileri sürerek; davalıların köye ait suya vaki müdahalelerinin menini talep etmiştir. Davalılardan ... ve... davaya konu edilen kuyularının 1984 yılında açıldığını, davalı ... ise, ilk kuyusunun 2005 yılında açıldığını ancak suyunun azalması üzerine ikinci kuyuyu açtırdığını ancak henüz bu kuyuyu kullanmaya başlamadığını savunarak; davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacı köye ait kaynak suyunun, davalılara ait kuyulardan etkilenmediğini bildiren bilirkişi raporları esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu edilen su kaynaklarının, davacı köye ait bir adet sondaj kuyusu ile 3 adet su kaynağı, davalılardan ... ve ... ’ye ait bir adet açma kuyu ve davalı ... ’ya ait bir açma kuyu ile bir adet sondaj kuyusunun olduğu, mahkemece 20.10.2011 tarihinde yapılan keşif esnasında davacı köye ait su kaynakları ile davalı ... ’ya ait sondaj kuyusunun debilerinin ölçüldüğü, diğer su kaynaklarının debilerinin ise pompa bulunamaması nedeniyle ölçülemediği anlaşılmaktadır. Şu durumda, yapılan keşfin ve buna bağlı olarak jeoloji bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı açıktır.Bundan ayrı, keşfe katılan ziraat bilirkişi raporunda davaya konu suların kullanıldığı tarım arazileri ile tarafların su ihtiyaçlarını denetime elverişli bir şekilde belirlememiştir.Bu durumda sağlıklı bir çözüm için, suların en az olduğu dönemde uzman bilirkişi kurulu (jeolog, ziraat ve fen) marifetiyle yeniden keşif yapılarak, öncelikle tüm kaynakların debisi ile kaynaklardan elde edilen suyun kullanıldığı tarım arazileri ve su ihtiyaçları saptanmalı, sonra davacı köye ait su kaynakların renklendirici kimyasallarla boyanması ve davalılara ait kaynaklardan su çekilmesi suretiyle kaynakların birbirlerini etkileyip etkilemediği kesin alarak belirlenmeli, davalılara ait su kaynaklarının davacı köye ait kaynakları etkilediğinin tespiti halinde taraf ihtiyaçları ve öncelikli kullanım hakkı gözetilerek su rejimi kurulmalı, aksi halde ise şimdiki gibi davanın reddine bir karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.