1. Hukuk Dairesi 2009/951 E. , 2009/2339 K. "" Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalılar adına olan 10 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının keşfen belirlendiği ge…
**1. Hukuk Dairesi 2009/951 E. , 2009/2339 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalılar adına olan 10 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının keşfen belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi .raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Kıyı Kanunundan kaynaklanan tapu iptali ve kayıt terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 10 parsel sayılı taşınmazın 28.8.1954 tarihinde yapılan kadastro tespitinde 340 tarih 81 sıra nolu tapu kaydına dayalı olarak üçüncü kişiler adına 8540 m2 tarla vasfıyla 3 nolu parsel olarak tescil edildiği, Hazinenin itirazı üzerine Gezici Arazi Kadastro Hakimliğinin 1956/28 esas – 1956/184 karar ve 15.9.1956 tarihli kararı ile 4308 m2 lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan kumluk vasfı ile 514 parsel olarak Hazine adına tescil edildiği ve derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 28.11.1997 gün 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında belirtilen biçimde yapılan uygulamayla taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı belirlenmiş ise de; idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisine üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalıların kayden maliki bulunduğu taşınmazın Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamıyla oluştuğu görülmektedir. Çekişmeli 10 parselin revizyon kaydı olan tescil ilamı kapsamı içerisinde kalması halinde, davacı hazinenin tarafı bulunduğu dava sonucu oluşan hükmün Hazine bakımından bağlayıcı olacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece anılan ilamın çekişmeli yere uygulanmadığı ve değinilen ilam kapsamında olup olmadığı belirlenmiş değildir. Öte yandan, davada ileri sürülen iddianın ve savunmanın içeriğine göre;yanlar arasındaki uyuşmazlığın,"kıyı kenar çizgisinin" saptanmasından kaynaklandığı açıktır.