8. Hukuk Dairesi 2014/15452 E. , 2014/16450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2013 NUMARASI : 2011/418-2013/80 T.. M.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.03.2013 gün ve 418/80 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı kurum vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı kurum vekili yetki belgesine istinaden açtığı d
**8. Hukuk Dairesi 2014/15452 E. , 2014/16450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/03/2013 NUMARASI : 2011/418-2013/80 T.. M.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.03.2013 gün ve 418/80 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı kurum vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı kurum vekili yetki belgesine istinaden açtığı davada 649 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki E. S.'in mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, mirasçılardan S.. S..'in kaydının kapalı olduğu, sağ olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde talepte bulunan vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Somut olaya gelince; 649 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki E. S. 13/03/1987 tarihinde ölmüştür, mirasçı olarak çocukları Mustafa, Osman ve Halil'i bıraktığı, Mustafa 31.10.2004 tarihinde ölümü ile eşi Kadriye ile çocukları Mehmet, Siber ve Sevim'i mirasçı olarak bıraktığı; Halil, 13.02.2000 tarihinde ölümü ile eşi Emine ile çocukları Ali ve Osman'ı mirasçı olarak bıraktığı; Osman, 29.06.2011 tarihinde ölümü ile eşi Filiz ile çocukları Sefa ve Selda'yı bıraktığı, Selda'nın Bakanlar Kurulu'nun 12.08.1997 gün ve 9798116 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verildiği ve Türk vatandaşlığından çıkma belgesini teslim aldığı 05.08.1998 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybettiği, miras bırakanın diğer mirasçıları ise Türk Vatandaşlığını sürdürmekte oldukları dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mirasçı S. S.'in Türk vatandaşlığından çıktığı tarihte yürürlükte bulunun 403 sayılı Mülga Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 29. maddesine göre, yaşadıkları ülkelerde sosyal ve siyasal haklardan yararlanmak için Türk Vatandaşlığı'ndan çıkma izni alan kişilerin, ülkemiz sınırları içerisinde, kanunda belirtilen haklardan aynen Türk Vatandaşları gibi yararlanacaklarını öngörmektedir. S.. S.., Türk Vatandaşlığı'ndan izin alarak çıktığına göre anılan bu hükümler karşısında miras haklarından aynen Türk Vatandaşları gibi yararlanma hakkı bulunduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz önüne alınarak hakkında mirasçılık belgesi düzenlenmesi istenen E. S.'in mirasçıları ve miras paylarının belirlenmesi gerekirken, yasal düzenleme hükümleri dikkate alınmaksızın yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı Kuruma iadesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.