12. Ceza Dairesi 2012/25901 E. , 2013/18790 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-f. maddesi gereğince mahkumiyet ve kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbiri. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etk
**12. Ceza Dairesi 2012/25901 E. , 2013/18790 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-f. maddesi gereğince mahkumiyet ve kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbiri. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, olayda sanığın 1,5 saat sonra ölçülen alkol raporunda 199 promil alkollü olarak kullandığı aracının hakimiyetini kaybederek düz yolda orta refüje çıktığı ve önce bir ağaca, sonra da aydınlatma direğine çarparak durabildiği, böylece güvenli sürüş yeteneği olmadığı halde ... kullanan sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca, gönüllü olmak şartıyla mahkûm olunan kısa süreli hapis cezasının yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilebileceği gözetilmeden, sanıktan gönüllü olup olmadığı sorulmadan, hükmolunan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.