8. Hukuk Dairesi 2020/900 E. , 2021/5444 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit ve Tapu Kütüğüne Şerh Edilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu 42 ada 21 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait oldu…
**8. Hukuk Dairesi 2020/900 E. , 2021/5444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit ve Tapu Kütüğüne Şerh Edilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu 42 ada 21 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, taşınmazla ilgili bir işlem yapılması gerektiğinde davalı idareler tarafından taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle engel çıkarıldığını, davalı ... tarafından yapılan kıyı kenar çizgisinin tespiti için açılan davalar sonucunda kıyı kenar çizgisinin gerçerliliğinin kalmadığını, komşu parsellere ilişkin açılan davaların reddine ilişkin kararların kesinleştiğini, vekil edeninin kıyı kenar çizgisi ile ilgili yapılan tebligatlara karşı süresinde başvuruda bulunmadığını, idari yargı hakkını yitirdiğini belirterek, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının tespiti ile, tapu sicili ve Urla Belediyesinde ilgili kayıtlara durumun şerhini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle İzmir ili, Urla İlçesi, İskele Mah. 42 ada 28 parsel sayılı taşınmazın mülkiyet sınırlarının kıyı kenar çizgisi dışında olduğunun tespitine, davacının tapunun şerhler hanesine yazılması isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115).