4. Hukuk Dairesi 2009/6956 E. , 2010/3797 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/05/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar v…
**4. Hukuk Dairesi 2009/6956 E. , 2010/3797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/05/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkidir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde şube müdürü olan davacı, ... dergisinin 1075. sayısında “Fethullahçı Polis Listesi Gündeme Oturdu” başlıklı yazının gerçeğe aykırı olduğunu, Emniyetteki “Fethullahçı” olduğu iddia edilen personelin isim listesini hazırlayan kişiler arasında adına yer verilerek hedef durumuna getirildiğini belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, yayının gerçeğe uygun olduğunu, Emniyet içerisinde “Fetullahçı” olarak nitelenen kişilerin adlarının yer aldığı bir liste hazırlanarak bilgi notuna eklendiği, bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme yapıldığını, bu listenin devletin üst düzey görevlilerine de gönderildiğini, daha sonra adı açıklanmayan bir polis memurunun, bu listenin hazırlanışına ilişkin olarak yazdığı mektubun İçişleri Bakanlığı, savcılık ve üst düzey yöneticilere gönderildiğini, bu mektuba göre yapılan yayının hukuka uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dava konusu yayının gerçekliğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Dosyasındaki kanıtlardan, Emniyette “Fethullahçı” olarak bilinen kişilerin adlarının yer aldığı listeyi içeren bir bilgi notu hazırlandığı, daha sonra bu konunun İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiği ve “işleme konulmama” kararı verildiği, bu konunun basında yayın konusu yapılmasından sonra isimsiz bir mektupla, polis memuru olduğunu iddia eden bir kişi tarafından yukarıda adı geçen bilgi notunun davacının da aralarında bulunduğu kişilerce hazırlandığına ilişkin bir mektubun İçişleri Bakanlığı ve bazı devlet kurumlarına gönderildiği anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü de 12/02/2008 günü postaya verilen mektubun 21/02/2008 günü kayıtlarına girdiğini bildirmiştir. Bu durumda, yayının bu tarihten sonra, resmi belgelere ve olayların beliriş biçimine; bir başka deyimle, görünürdeki gerçeğe uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Basının kanıtlaması gereken gerçeklik, somut gerçeklik olmayıp o anda belirlenen ve var olan olgulara uygunluktur. Yerel mahkemece dava konusu yayının hukuka aykırı olmadığı gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.