(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4714 E. , 2009/5746 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incele…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4714 E. , 2009/5746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., davalılar miras bırakanına ait 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Mahkemece, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki koşulların davalılar yararına gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 11.03.1970 yılında yapılan tapulama işleminde 19 hektar 8925 metrekare yüzölçümündeki 608 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile tescil edildiği, belediye imar sınırları içinde kalması nedeniyle 09.05.1990 tarihinde vasfı “arsa” olarak değiştirildiği ve 06.01.1995 tarihinde ifraz edilerek 5115 ve 5116 no’lu parsellere ayrıldığı, bu parsellerden 5116 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığı ve imar sonuçu oluşan 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 27.04.1995 tarihinde Helvadere belediyesi adına tescil edildiği ve 01.04.1998 tarihinde de davalıların miras bırakanı ... Sevdi’ye satıldığı anlaşılmıştır. Görülüyor ki, dava konusu taşınmazın evveliyatı mera olan 608 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. İmar planı içindeki meraların planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan meralık vasfını yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, ..., yeşil saha, gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir. (Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 E, 1989/19 K. sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise “Yolsuz Tescil” olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü koşulların oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir. 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesine göre işlem yapabilmek için;